SOSYAL MESAJLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SOSYAL MESAJLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Şubat 22, 2008

Marmara Deprem Uyarısı


Arkadaşlar bu adam karıncalardan deprem tahmini yapan birisi. Sitesini incelemenizi tavsiye ederim. Üye olduğum için bana düzenli olarak yorumları geliyor. Bugün gelen yorumlarında yabancı iki arastırmacının ve İTÜ'nun deprem tahminlerini vermis. Bizim karincaciya göre de Marmara'da bir deprem olma ihtimali var ama İstanbul'da yok dedi.Adamın tezine göre, karıncalar radon gazı ve diğer değisimleri hissediyor. Aslında bütün hayvanlar hisediyor ama karıncalar daha duyarlı. Bu adamcağız bahçesinde bilmem kaç tane karınca kolonisi besliyor. Ayrıca evin içinde de koloni dolu. Adamın karısı pes etmis artık ses çıkarmiyor. Uzun bir süredir takip ediyorum tahminleri çoğu kez tutuyor. Üye olduğunuz zaman günlük gözlem ve tahminleri yaptığı sayfaya girmenize izin veriyor. Üyelik için bastan para istemiyordu. Ama düzenli olarak cep telefonlarına sms attığı için artık para istiyormus. Bide bahçenin, internet sitesinin masrafı falan oluyor biraz dedi. Yanılmıyorsam aylık 2 ytl falan bisey istiyor. O da sms'lerin parası diyor. Sonuç itibariyle marmarada bu hafta deprem bekleniyor. Bu ve diğer arastırmacılara göre. Eğer biraz para biriktirirsem kamera sistemi kurcam bahçeye, üyeler online olarak karıncaları gözlemleyecek diyor. Tezine göre, karıncalar değisiklik hissetiği zaman, huysuzlaniyor. Yuvalarını terk ediyor. birbirleriyle kavga ediyor ve sebepsiz ölüyorlar. Yürüyüsleri falan değisiyor, kızgın sac üzerinde yürür gibi hareket ediyorlar. Buda onların bu durumunu inceleyip tahmin yapiyor. Farklı türde karıncaları var beslediği. Tezine göre, her tür baska bölgeye duyarlı. Mesela bilmem ne türü karınca Marmara'ya, diğeri Akdeniz'e duyarlı... Falan filan...


Uzun zamandır bu tarz spam mailler yayınlamıyorduk. İyi oldu böyle enteresan birşey geldi. Girişte illüstrasyonda biraz dalga geçtik ama deprem ciddi birşey. Binlerce insanın acısı ve korkusu var. Ortalıkta böyle spam mesajlar dolaşması hoş değil.
INTERNET REHBERİ

Perşembe, Ocak 17, 2008

Enerjinizi artırmak için 23 öneri

Enerjinizi zirvede tutmak ve gün boyunca bunu korumak için yiyeceklerinize dikkat etmeli ve birkaç saatinizi kendinize ayırmalısınız. İşte enerjinizi zivrvede tutmak için 23 öneri...


1 Cardiff Üniversitesi' deki araştırmaya göre her gün 40 gr. buğday mısır vb. lifleri almalısınız. Çünkü bu tür lifler enerjiyi arttırıyor ve stresi azaltıyor.

2 Sabahları duş alırken bir soğuk, bir sıcak duş alın. Önce ılık bir suyun altında durun. Ardından suyun sıcaklığıyla oynayın. Ancak başınızı suyun altına sokmamaya dikkat edin. 5 - 6 dakika bunu tekrarlarsanı z, çıktığınızda kendinizi daha rahatlamış hissedeceksiniz.

3 Yapılan araştırmalara göre her dört kadından birinde demir seviyesinin düşük olduğu belirlenmiş. Bu da yorgunluk ve halsizlik yaratır. Bu yüzden daha fazla demir içeren yeşil sebze, kurutulmuş meyve ve tahıl gevreklerinden bolca tüketmelisiniz.

4 Daha bol balık, tavuk, peynir, fasulye ve yumurta yemelisiniz. .. Çünkü vücut için gerekli Omega 3 bu besinlerde bulunuyor. Balık tüketmek aynı zamanda vücudun seratonin salgılamasını sağlıyor. Bu hormon da beyindeki mutluluk merkezini aktif hale geçiriyor.

5 Günde 2 ya da 3 litre su içmelisiniz.. . Harvard Üniversitesi' nde yapılan araştırmaya göre bu oranlarda su içmek dayanıklılığı arttırıyor, stresin azalmasına yardımcı oluyor. Ancak aklınızda bulunsun; fazlası da zararlı...

6 Dik durun. Kambur durmak kasların hızlı çalışarak, yorulmasına sebep olur. Nefes almanızı zorlaştırır. Dik konumdayken daha rahat nefes alınır, oksijen akciğerlere dolar ve böylece kanın daha rahat dolaşması sağlanır...

7 Yapılan araştırmalara göre en sevdiğiniz müzikleri dinlemek stresi hafifletiyor ve yorgunlukla daha rahat savaşmanızı sağlıyor. Bu yüzden hemen bir ipod edinin ve yürürken, çalışırken, iş yaparken müzik dinlemeyi ihmal etmeyin...

8 Dışarı çıkın. Sabah kalkınca yapacağınız ilk işiniz dışarı çıkmak olsun. Amerikalı bilimadamları doğal ışığın beyni harekete geçirdiğini ve seratonin salgılamasına yardımcı olduğunu söylüyor. Bu da mutluluğunuzu arttıracaktır.

9 Mutlaka gün içerisinde şekerleme yapın... Amerika'daki beyin sağlığı araştırmacılarına göre, 30 dakikalık kısa bir uyku bile insanların performansını olumlu yönde etkiliyor. Çalışırken kısa da olsa gözlerinizi kapatıp biraz dinlenin...

10 Vücudunuzun asit oranını dengelemeniz gerekir. Gereğinden fazla şekerli yiyecekler ve peynir aside sebep olur ve enerjiyi emer. Bu yüzden sebze ve meyve salatalarını bolca tüketin.

11 Doktorlar hayatınızdaki iyi şeyleri hatırlamanız için sizi mutlu eden şeyleri bir deftere yazmanızı öneriyor. Bunları okudukça, sizi neyin mutlu ettiğini daha iyi bulabilirsiniz. ..

12 Düzenli yemek yiyin. Yemekler arasındaki uzun aralıklar şekerin düşmesine, dolayısıyla enerjinizin azalmasına neden olur. Günde üç kez mutlaka yemek yiyin. Gün içerisinde muz, fındık, yoğurt yemek ideal...

13 Kaslarınızı hissederek enerji sağlayın. Mesela iki elinizi göğüs hizasında birleştirin ve birbirine doğru itin. Ardından başınızın üstüne kaldırın ve bunu 5-10 defa tekrarlayın.

14 Güne iyi bir kahvaltıyla başlayın. Süt, 150 gr. yoğurt, 1 muz, tereyağ, bal, fındık ve cevizi karıştırıp yiyebilirsiniz. Bu karışım güne zinde başlamak isteyenler için ideal bir karışım.

15 Nefes alıp vermenin önemini mutlaka kavrayın. Derin nefes alıp vermek, nefes yolunuzu açacak ve daha çok enerji almanızı sağlayacaktır. Her saat üç ya da dört kez derin nefes alıp verin...

16 Cep telefonunuzu kapatın... Bırakın günün birkaç saati kimse size ulaşamasın. Gerekli olduğunda iş ve aileniz için kullanın...

17 Düzenli olun. Dağınıklık sizi strese sokacaktır. Gereksiz yere panik yaparsanız, bu stresle işleriniz yolunda gitmeyecektir. Bu kaosu yaşayıp stresinizi arttırmayın...

18 Adımlarınızı arttırın. Daha fazla yürüyüş yapın, bol bol merdiven çıkın. Olabildiğince hareketli olmaya özen gösterirseniz, kanın hızlı hareket etmesini, kaslara ve organlara giden oksijenin artmasını sağlarsınız. Bu da sizi rahatlatacaktı r.

19 Magnezyum almaya dikkat edin. Sebzelerde, fındıkta ve tahıllı ekmeklerde bulunan bu vitamin size zindelik kazandıracaktı r.

20 Yiyeceklerdeki enerjinin hızlı emilimini sağlayan Co-enzimQ10, vücudun ürettiği antioksidandı r. Bu enzimin oluşmasını sağlayan yiyecekler de brokoli, kahverengi şeker, kepekli ürünler, soya ve fındıktır.

21 Çok kafein ve alkol uykuyu engeller ve enerji veren B vitaminini emer. Haftada birkaç kez 1 ya da 2 kadeh şarabı geçmemeye, çay ve kahve tüketimini de en aza indirmeye özen gösterin.

22 Bilgisayarla çalışırken mutlaka aralar verin. Japon araştırmacılar, bilgisayar önünde çok oturan insanlarda endişeli olma halinin arttığını, gözlerde problem yaşandığını ve beden ağrılarının çoğaldığını söylüyor.

23 Ve son olarak beyinsel anlamda rahatlamak ve yenilenmek için kendinize 20 dakika ayırın ve şunları yapmaya çalışın...

Ilık, sessiz bir yerde oturun ya da uzanın. Üzerinizde rahat kıyafetleriniz olsun ve gözlerinizi kapatın. n Nefes alışverişinize odaklanın ve nefesinizin rahat olmasını sağlayın. n Kendinizi nehir kenarında, yeşil çimenlerin üzerinde düşünün. Güneş parlıyor, kuşlar cıvıldıyor ve siz suyun akışını duyuyorsunuz. n Suyun içinde ayağa kalkıyor, yüzünüzü güneşe dönüyorsunuz. Güneşin sizi enerjiyle doldurduğunu hissediyorsunuz. Derin bir nefes alıp, bu enerjinin içinize işlemesini sağlıyorsunuz. n Vücudunuzun ve düşüncelerinizin pozitife dönüştüğünü hissettiğinizde yavaşça gözlerinizi açıyorsunuz...

Çarşamba, Ekim 17, 2007

BU UNUTULUR MU ?

Birinci Dünya Savaşı'nda Ingilizlere, 150 bin askerimiz esir düştü. Bu askerlerden bir kismi da Mısır'ın Iskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı'na hapsedildi.

Kampın tam adı, 'Seydibesir Kuveysna Osmanli Useray-i Harbiye Kampı' idi. Bu kampta, 1918'de Filistin cephesinde esir düşen 16. Tumen'in 48. Alayı'na baglı Osmanlı askerleri tutuluyordu.

12Haziran 1920'ye kadar iki yıl boyunca her türlü işkence, eziyet, agır hakaret ve aşagılamaya maruz kaldılar.

Bu insanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermeniler idi...

Kamptaki, Türkçe bilen Ermeni tercümanların yalan, yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle, kamplarin Ingiliz komutanları, azılı Türk düşmanı kesilmişlerdi. Savas bitmişti. Ancak, kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri teslim etmek, Ingilizler'in işine gelmiyordu. Cünkü, olasi yeni bir savasta, bu askerlerin yeniden karşılarına cıkabilecekleri, Ermeniler tarafından, Ingilizlerin beyinlerine işlenmişti.

Çözüm toplu katliamdı... Askerlerimiz, mikrop kırma bahanesiyle, süngü zoruyla dezenfekte havuzlarına sokuldu. Ancak suya normalin cok uzerinde krizol maddesi katılmıştı. Mehmetçik, daha ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyorlardı. Ancak Ingiliz askerleri dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarina izin vermiyorlardi. Mehmetçikler, bele kadar gelen suya başlarını sokmak istemedi. Ancak bu kez Ingilizler havaya ateş etmeye başladı. Askerlerimiz, ölmemek için çömelerek başlarını suya soktular. Ancak başını sudan kaldıran artık göremiyordu. Cünkü gözler yanmıştı...

Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi ve 15 bin askerimiz kör oldu. Bu vahset, 25 Mayis 1921 tarihinde TBMM'de görüşüldü. Milletvekilleri Faik ve Şeref beyler bir önerge vererek, Mısır'da esirlerin krizol banyosuna sokularak 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini, bunun faili olan Ingiliz tabip, garnizon komutanı ve askerlerinin cezalandırılması icin TBMM'nin teşebbüse geçmesini istediler.

Tabiiki yeni kurulan devletin bin türlü sorunu vardı. Bu hesap sorma işide unutuldu gitti.

Ama onlar unutmuyorlar...

Kendi ihanetlerini bile soykırım ambalajına sarıp, dünya kamuoyuna sunuyorlar. En üzücü olanı da malum birilerinin, bu karalama kampanyalarına çanak tutması...


ŞEHİTLERİMİZE SAYGINIZ VARSA 3 dakikanızı almaz bu yazıyı arkadaşlarınıza göndermek.

ERMENİLER SOYKIRIM YAPILDI DIYE DÜNYAYI AYAĞA KALDIRIYOR BİZİM TARİHİMİZDEN HABERİMİZ YOK.

Perşembe, Eylül 20, 2007

Ailelerin 1 Haftalık Yiyecekleri











Farklı kültürdeki ailelerin 1 haftalık yiyeceklerini toplamışlar ve fotoğraflamışlar. Her kültürün yiyecek tarzı ve anlayışı çok belli oluyor. Kimisi aşırı tahılla kimisi de aşırı miktarda sebzeyle besleniyor. Ama neticede aşırı miktarda beslenme var. En sondaki resim ise çok çarpıcı. O su bize ancak 1 gün gider. Üzüldüm.

Pazartesi, Temmuz 16, 2007

Enteresan Bilgiler

1. Suudi Arabistan'da bir kadın kocasına kahve yapmazsa bu boşanma nedenidir.

2. Bir köpekbalığı 100 milyon damla deniz suyu içindeki bir damla kanı hissedebilir.

3. Bır fare bir deveye oranla daha uzun süre susuzluğa dayanabilir.

4. İnsan midesi 2 haftada bir iç zarını yenilemek zorundadır aksi halde kendi kendini sindirir.

5. İ harfinin üzerindeki noktaya İngilizler "Dedikodu" derler.

6. Bir bardak taze şampanyanın içine bir kuru üzüm atarsanız üzüm asansör gibi bardağın altından üstüne üstünden altına sürekli dolaşır.

7. Eğer ağzımıza attığımız bir şeye tükürüğümüz değmese onun tadını anlayamayız.

8. Erkek Peygamber Devesi dişinin kokusunu 7 mil öteden duyabilir.

9. George Washington evinin bahçesinde marijuana yetiştirirdi.

10. Zürafa kulağını 53 santim uzunluğundaki dili ile temizler.

11. Lübnan'da dişi bir hayvanla cinsel ilişkiye girmek serbesttir ama erkek hayvanla yasaktır.

12. Mc Donalds'ın karının % 40'ı çocuk menüsü satışından gelir.

13. Her insanın dilinin izi de parmak izi gibi farklıdır.

14. Tarihi fılm Ben Hur'da çekim ekibinin farketmediği kırmızı bir otomobil görünür.

15. Einstein 9 yaşına kadar düzgün konuşamamıştır. Ailesı onun özürlü olduğunu düşünmüştür.

16. Hergün doğan çocukların ortalama 12'si yanlış anne babaya verilmektedir.

17. Kağıt para sanıldığı gibi kağıttan değil pamuktan yapılır. 1950'den önce kenevir, ağaç kabuğu ve marijuana yaprağı kullanılarak yapılırdı.

18. Çikolatanın köpekleri öldürdüğü doğrudur. Onların kalbine ve sinir sistemine zarar verir. Yarım kilo kadar çikolata küçük bir köpeği öldürebilir.

19. Bir çok ruj çeşidi balık pulu içerir.

20. Katil balinalar köpek balıklarının midesine alttan torpil gibi vurarak onları öldürür.

21. Donald Duck çizgi fılmleri Finlandiya'da yasaklanmıştır. Nedeni kahramanların don giymemesidir.

22. Ketçap 1830'lu yıllarda ilaç olarak satılırdı.

Perşembe, Temmuz 12, 2007

Yüz Yılın Fotoğrafı


Valla bana görede yüz yılın fotoğrafı...

Perşembe, Haziran 21, 2007

Korsan Ofis


Emek hırsızlarının yuvası böyle oluyormuş demek ki!

Salı, Haziran 19, 2007

İğrenç Haber

Toplumda hoş karşılanmadığı için engellenen "hap yapma", bilim adamları tarafından yararlı bir olay olarak açıklandı. Hatta, burundan çıkarılan sümüklerin israf edilmemesi ve yenmesi gerekiyor! Avusturya'daki Innsbruck Üniversitesi akciğer hastalıkları uzmanı Dr. F. Bischinger, toplumda ayıplanan burun karıştırma sırasında bu organdan çıkarılanların vücuttaki mikroplara karşı koyan etkili bir ilaç olduğunu söyledi.Çocukları engellemeyinÖzellikle çocukların burunlarını karıştırmalarına engel olunmaması gerektiğini söyleyen Bischinger, "Burun karıştırmak otomatik bir reflekstir. Tıbben de çok yararlıdır. Hatta içinden çıkanlar da vücuttaki mikroplara karşı koyan etkili bir ilaçtır, yenmesinde sanıldığı gibi zarar değil yarar vardır" diye konuştu.Mendilden daha etkiliBurnun parmakla karıştırılmasının "mekanik bir temizlik" olduğunu belirten Doktor Bischinger, parmakla yapılan temizliğin mendille yapılandan daha etkili olduğunu söyledi.


İnanın ben de iğrenerek okudum. Acaba sizce bu haber doğru mu?

Çok Önemli

SU - 2070 yılında yazılmış bir mektup

Link: Cronicas de los Tiempos - Tema
YIL 2070
50 yaşına henüz bastım ama görüntüm 85 yaşındaki bir insanınki gibi
Yeterince su içemediğim için böbrek sorunları yaşıyorum
Korkarım ki yaşamak için çok vaktim yok
Ben bu topluluktaki en yaşlı insanım...
5 yaşında bir çocuk olduğum günleri hatırlıyorum
O zamanlar her şey çok farklıydı
Parklarda pek çok ağaçlar evlerde güzel bahçeler vardı.
Ve ben yarım saat boyunca büyük bir zevkle duş alırdım
Bugünlerde ise cildimizi temizlemek için mineral yağlı havluları kullanıyoruz.
Eskiden kadınların güzel saçları vardı
Şimdi ise başımızı su kullanmadan temiz tutmamız gerektiği için traş etmek zorundayız....
Eskiden benim babam arabasını hortumdan akan su ile yıkardı
Şimdi ise
Benim oğlum suyun bu şekilde ziyan edilebileceğine bir türlü inanamıyor...
Sokaklarda posterlerde radyoda ve televizyonda SUYU DUYARLI KULLAN uyarıları olduğunu hatırlıyorum
Ama hiç kimse bu uyarıları önemsemedi
Suyun sonsuza dek var olacağını sandık...
Şimdi ise
Tüm nehirler,göller,barajlar ve yeraltındaki su yatakları ya kurudu ya da kirlendi...
Sanayi hemen hemen durma noktasına geldi ve işsizlik büyük oranlara ulaştı
Yegane iş alanı deniz suyunun tuzunu çıkarıp kullana bilinir hale getiren fabrikalar.
Ve işçiler maaşlarının bir bölümünü içme suyu olarak alıyorlar.
Sokaklarda eli silahlı haydutların bir bidon su için insanlara saldırmaları çok yaygınlaştı...
Yiyeceklerin 80% i sentetik
Eskiden yetişkin bir insanın günde 8 bardak su içmesi tavsiye edilirdi
Şimdi ise
Benim sadece yarım bardak su içmeme müsaade ediliyor.
Biz şimdi bir kere giyilip atılan giysileri giymek zorundayız ve bu da çöp miktarını arttırıyor....
Biz şimdi kanalizasyon sistemi susuzluktan çalışmadığı için fosseptik kullanıyoruz...
Nüfusun dış görünümü korkunç:Susuzluk nedeniyle kırışık sıska ultraviyole ışınları nedeniyle yaralarla dolu vücutlar...
Şimdi ozon tabakası kalmadığı için ışınlar çok daha kuvvetli...
Cilt kanseri mide bağırsak enfeksiyonları ve idrar sistemi sorunları ölümlerin ana sebepleri...
Cildin aşırı kuruması nedeniyle 20 yaşındaki bir genç 40 yaşında gibi bilim adamları araştırdılar
Ancak bu soruna bir çare bulamadılar görünüyor.
Su üretilemiyor ağaç ve sebze olmadığı için oksijen de azaldı ve bu yüzden yeni neslin zeka kapasitesi ciddi bir şekilde zarar görüyor...
Pek çok erkekte sperm oluşum morfolojisi değişti
Bunun sonucunda da bebekler kusurlu, mutasyonla ve fiziksel sakatlıklarla doğuyorlar
Devlet soluduğumuz hava için bize para ödetiyor
Erişkin başına günde 137m küp soluyoruz...
Bu parayı ödeyemeyen insanlar güneş enerjisiyle çalışan büyük mekanik akciğerlerle havalandırılan bölgelerden kovuluyorlar.
Soluduğumuz hava kaliteli değil ama en azından nefes alabiliyoruz...
Ortalama insan ömrü 35 yıl...
Hala biraz yeşil alanı olan ,nehirleri akan, bölgeler silahlı askerler tarafından korunuyor...
Su, altın ve elmastan çok daha değerli bir hazine haline geldi...
Yaşadığım yere nadiren yağmur yağdığı için hiç ağaç yok.
Bazen yağış beklerken asit yağmurları yağıyor.
Mevsimler ciddi bir şekilde 20.yüzyılın çevreye zarar veren sanayisi ,atomik deneyler ve çevreye yaydıkları kirlerden etkilendiler
O zamanlar çevreyle ilgilenmemiz konusunda uyarıldık ama hiç kimse dikkate almadı
Oğlum benden gençliğimden söz etmemi istediği zaman ona yeşil tarlaların ,çiçeklerin güzelliğini, yağmuru ,nehirlerde yüzmenin ,balık avlamanın , içebildiğimiz kadar su içebilmenin ne büyük bir zevk olduğunu ve insanların ne kadar sağlıklı olduklarını anlatıyorum...
O bana babacığım şimdi neden su yok? diye soruyor...
İşte o zaman boğazım düğümleniyor....
Kendimi suçlu hissetmekten bir türlü kurtaramıyorum çünkü ben de o yaşadığı çevreyi kirleterek tahrip olmasına sebep olan, tüm uyarılara kulağını tıkayan nesle aidim...
Şimdi ise
Bizim çocuklarımız bunun bedelini ödüyorlar!...
Yeryüzünde, şimdi doğanın tikle inanıyorum...
Ne kadar çok isterdim geriye dönüp insanoğluna bunları anlatmayı...
Henüz daha Dünya gezegenimizi kurtarmaya zamanımız varken...
Hazırlayan: Ria
Not: 2002 yılının Nisan ayında "Cronicas de los Tiempos" dergisinde yayınlanan "2070 Yılından Mektup Var" adlı makale
Türkçe'ye çeviren: TEMA


Aynen bana geldiği şekilde sayfamıza koydum. Gerçekten çok önemli lütfen okuyun...

Pazartesi, Haziran 18, 2007

Dikkat! Mailinizi Yanlış Adrese Yollamayın

Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır. Odasına girdiğinde masada bir bilgisayar görür ve karısına e-mail atmaya karar verir. Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir....
Tam bu sırada farklı bir yerde kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür, arkadaşlarından geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp kalır. Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür. Kime : Sevgili karıma
Konu : Yeni ulaştım.
Tarh : 16 Mayıs 2004
Benden haber aldığına şaşıracağından eminim. Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Her şey yarın senin buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış. Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin.
Not : Burası çok sıcak.

Çarşamba, Haziran 13, 2007

Şifalı Bitkiler 1

Hangi hastalığa hangi yiyecek?
Doğa bir eczane gibidir! Tahıl, sebze ya da meyvelerde bulunan çeşitli maddeler, vitaminler; depresyondan tansiyona birçok hastalığa iyi gelir. Urfa`nın acı pul biberinin cilde yararlı, teni güzelleştiren maddeler içerdiğini, ilaçta aspirin neyse, yiyecekler içinde elmanın da o, olduğunu söyleyen Londra Üniversitesi uzmanlarının hazırladığı doğal savaş programında hangi hastalığa karşı neler yemeniz gerektiği anlatılıyor.

GRIP Satsuma:
(Küçük portakal) İçerdiği folik asit ve C vitamini sayesinde öksürüğü ve kanlı tükürükleri keser. Ayrıca kan pıhtılaşmasına karşı en etkin doğal yiyecek olduğu için ileri yaşlarda felç ya da kalp krizi riskini de azaltır.
Tarçın: (Yemeklere girmiş olabilecek E-coli bakterisinin vucutta yayılmasını engeller. Mideyi düzene sokar. Kusmayı engeller. Hatta bal ya da limon suyuyla birlikte alındığında bogazdaki yanmaları keser.
Hardal: ( İçindeki singrin maddesi, midenin gaz çıkarmasına yardımcı olur. Sindirim sistemini duzenler, mide ağrılarını giderir. En fazla bir çay kaşığı alınmalıdır. Nane: (İçerdiği mentol, midenin normalleşmesine neden olur. Vücüda giren grip mikrobuna karşı savaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini de azaltır. Nane çayı, baş ağrısı, grip, stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire birdir.

DEPRESYON
Avokado: ( Sindirimi çok rahat olan bu meyvayı özellikle yeni doğmuş bebeklerin ilk maması olarak tavsiye ederiz. İçerdiği E vitamini kalbe iyi gelir, yüksek potasyum da dinç tutar ve insanı depresyona sokan uyuşukluluk ve rahatlığı üzerinden atar. Vücudun kolesterol oranını ayarlar. Teninizin sürekli hücre yenilemesine neden olur.(Zayıflamak isteyenler dikkat: Yağ oranı bir çikolata kadar yüksek olan avokadoyu yememenizi öneririz.)
Çikolata: ( Sütlü çikolataları tercih edin. Çünkü içerdiği kakao yağı, magnezyum, E vitamini beynin kendisini yenilemesine ve psikolojik rahatlık sağlamasına yardımcı olur. Migreni olanlar çikolatadan uzak durmalıdır.
İstiridye: ( İçindeki demir, sperm sayısını ve insanın seks gücünü artırır. A, B12 ve C vitaminleri içerir. Beyin için en faydalı yiyecek olan istiridye, enerji verir. (Dikkat: Kolesterol oranı birçok balığın iki katıdır.)
Patates: ( Orta boy bir patates, bir insanın bir gün içinde alması gereken C vitaminini içerir. Beyindeki serotonin adlı kimyasal maddenin kendisini yenilemesini sağlar.

İDRAR YOLLARI
Nane: İdrar söktürücü özelliğe sahiptir. İçerdiği mentol, midenin normal işlevini görmesine neden olur. Vücüda giren grip mikrobuna karşı savaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini de azaltır. Sabahları mide bulantısını keser. Nane çayı, baş ağrısı, stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire birdir. Ancak nane çayını aç karnına değil, tok karnına içiniz.
Elma: İçindeki C vitamini ve pektin oldukça faydalıdır. Kolesterolü düşürür, sindirim sistemini duzenler ve idrar ve hacet yollarındaki sorunları giderir. Kepekli ekmek: B3 vitamini, demir, potasyum ve folik asit içerir. Çok fazlası idrar yollarına zarar verirken, günde 2 dilim yemek iyi gelir.



Devam edecek...

Perşembe, Haziran 07, 2007

Eğitimin Önemi

İNANILMAZ AMA GERÇEK... BİR SOLUKTA OKUYACAKSINIZ...
Okulun ilk gününde 5. sınıfın önünde dururken, öğretmen çocuklara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, öğrencilerine baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi. Ancak bu imkânsızdı, çünkü ön sırada oturduğu yerde bir yana kaykılmış ismi Mustafa Yılmaz olan bir erkek çocuk vardı. Bayan Mediha bir yıl önce Mustafa'yı izlemişti ve diğer çocuklarla iyi oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu ve sürekli olarak kirli dolaştığını gözlemişti. İlave olarak Mustafa tatsız olabiliyordu. Bu öyle bir noktaya geldi ki, Bayan Mediha onun kâğıtlarını büyük bir kırmızı kalemle işaretlemekten, kalın çarpılar (x ) yapmaktan ve kâğıdın üstüne büyük? F? (en düşük derece) koymaktan zevk alır oldu.
Bayan Mediha nın okulunda, her çocuğun geçmiş kayıtlarını incelemesi gerekiyordu ve Mustafa'nın kayıtlarını en sona bıraktı. Ancak, onun hayatını gözden geçirdiğinde, bir sürpriz ile karşılaştı.
Mustafa'nın birinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:
Mustafa gülmeye hazır parlak bir çocuk. Ödevlerini derli toplu ve temiz yapıyor ve çok terbiyeli. Onun etrafta olması çok eğlenceli?
İkinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:
Mustafa mükemmel bir öğrenci, sınıf arkadaşları tarafından çok seviliyor, ama annesinin ölümcül bir hastalığı olduğu için sıkıntı içinde ve evde ki yaşamı mücadele içinde geçiyor.?
Üçüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:
Mustafa'nın annesinin ölümü onun için çok zor oldu. Mustafa elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor, ama babası ona ilgi göstermiyor ve eğer bazı adımlar atılmazsa evde ki yaşamı yakında onu etkileyecek.
Mustafa'nın dördüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:
"Mustafa içine kapanık ve okulda derslere çok fazla ilgi göstermiyor. Çok fazla arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor.
Bunları okuyunca, Bayan Mediha problemi kavradı ve kendinden utandı.
Öğrencileri ona güzel kurdelelerle ve parlak kâğıtlara sarılmış hediyeleri getirdiğinde bile çok kötü hissediyordu. Mustafa'nın hediyesini alıncaya kadar bu böyle devam etti.
Mustafa'nın hediyesi bir marketten aldığı kalın, kahverengi ambalaj kâğıdı ile beceriksizce sarılmıştı.
Bayan Mediha onu diğer hediyelerin ortasında açmaktan acı duydu. Bayan Mediha pakette taşlarından bazıları düşmüş yapma elmas taşlı bir bilezik ve çeyreği dolu olan bir parfüm şişesini çıkarınca çocuklardan bazıları gülmeye başladı. Ama o bileziğin ne kadar güzel olduğunu haykırdığında çocukların gülmesi kesildi. Bileziği taktı ve parfümü bileklerine sürdü. Mustafa, o gün okuldan sonra öğretmenine şunu söylemek için kaldı.
Öğretmenim bugün aynı annem gibi kokuyordunuz.
Çocuklar gittikten sonra, Bayan Mediha en az bir saat ağladı. O günden sonra, okuma, yazma ve aritmetik öğretmeyi bıraktı. Bunun yerine, çocukları eğitmeye başladı. Bayan Mediha, Mustafa ya özel ilgi gösterdi. Onunla çalışırken, zihni canlanmaya başlıyor görünüyordu. Onu daha fazla teşvik ettikçe, daha hızlı karşılık veriyordu. Yılın sonuna kadar Mustafa sınıftaki en zeki çocuklardan biri oldu ve tüm çocukları aynı derecede sevdiğini söylemesine rağmen, Mustafa onun gözdelerinden biri idi.
Bir sene sonra, Bayan Mediha kapısının altında Mustafa dan bir not buldu, ona hala tüm yaşamında sahip olduğu en iyi öğretmen olduğunu söylüyordu.
Altı yıl sonra Mustafa'dan bir not daha aldı. Liseyi bitirdiğini, sınıfında üçüncü olduğunu ve onun hala hayatındaki en iyi öğretmen olduğunu yazmıştı.
Bundan dört yıl sonra, bazı zamanlar zor geçmesine rağmen okulda kaldığını,sebatla çalışmaya devam ettiğini ve yakında kolejden en yüksek derece ile mezun olacağını yazan başka bir mektup aldı. Yine Bayan Mediha'nın tüm yaşamında ki en iyi ve ne favori öğretmen olduğunu yazmıştı. Sonra dört yıl daha geçti ve başka bir mektup geldi. Bu kez fakülte diplomasını aldıktan sonra, biraz daha ilerlemeye karar verdiğini açıklıyordu. Mektup onun hala karşılaştığı en iyi ve en favori öğretmen olduğunu açıklıyordu. Ama şimdi ismi biraz daha uzundu.
Mektup şöyle imzalanmıştı;

Prof. Dr. Mustafa Yılmaz ( Tıp Doktoru)

Öykü burada bitmiyor.
Görüyorsunuz, ortaya çıkan başka bir mektup var.
Mustafa bir kızla tanıştığını ve onunla evleneceğini söylüyordu. Babasının birkaç hafta önce vefat ettiğini açıklıyordu ve evlenme töreninde Bayan Mediha'nın damadın annesine ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu.
Şüphesiz Bayan Mediha bunu kabul etti. Ve tahmin edin ne oldu?
Taşları düşmüş olan o bileziği takti. Dahası, Mustafa nın annesinin süründüğü parfümden sürdü.
Birbirlerini kucakladılar ve Dr. Mustafa, Bayan Mediha'nın kulağına şöyle fısıldadı,
"Bana inandığınız için teşekkür ederim, öğretmenim.
Bana önemli olduğumu hissettirdiğiniz ve bir fark meydana getirebileceğimi gösterdiğiniz için çok teşekkür ederim"
Bayan Mediha, gözlerinde yaşlarla fısıldadı, şöyle dedi;
Mustafa, yanlış şeylere sahiptim. Bir fark meydana getirebileceğimi bana öğreten sensin. Seninle tanışıncaya dek, nasıl öğreteceğimi bilmiyordum".

Cuma, Mayıs 18, 2007

Tuvalet Kapısı Tutulur mu???


Erkeklerin %92'si yıkadıklarını söylerler ama %34'ü yalan söylüyordur.


Birazdan bu adamla aynı tuvaletten daha fazlasını paylaşacaksınız.


Siz yıkadınız ama bu adam yıkamadı.

Resimler herşeyi anlatıyor aslında.

Umumi tuvaletlerde kapı tokmağına dokunurken aslında başka bir şeylere dokunuyorsunuz.

Kendinize dokundurtmayın.

Hayat Memat Meselesi Bilgiler

Balda yok yok!
A, B, E ve K vitaminleri içeren balda kalsiyum, fosfor, demir, magnezyum, potasyum, iyot gibi mineraller de vardır. Kabızlığa, uykusuzluğa, sinir gerginliğine, kalp çarpıntılarına karşı bire birdir. Gastrit ve mide ülserinde, sindirim sistemi bozukluklarında, damar sertliğine olumlu etkisi vardır.

Rokayı sofranızdan eksik etmeyin!
P ve K mineralleri içeren roka, mide ve karaciğer dostu olarak biliniyor. Kansızlığı gideren roka, hazmı kolaylaştırıyor, böbrekleri çalıştırıyor, idrar söktürüyor.

Lahana ailesinin her üyesi kanser kalkanı
Lahanagiller ailesinin üyeleri, (brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, beyaz ve karalahana) içerdikleri glukosinolat ve isothiosiyanat maddeleri ile kalp hastalıklarına ve kansere karşı koruyucudur.

Bitki çayı nasıl yapılır?
Porselen demliğe önce çay yapacağınız bitkiyi koyun ve üzerine su ekleyin. Ancak taze kaynatılmış ve klorsuz su kullanının. Kaynatılan suyu 1 -2 dakika dinlendirin. Çayın demlenmesi için 2-5 dakika yeterlidir. Kök bitkilerden çay yapacağınız zaman, aynı miktarda su ve bitkiyi birlikte kaynatın.

Selenyum'un fazlası zarar
Maya, tam tahıllı ürünler, yumurta, patates ve deniz ürünleri tüketerek bol miktarda selenyum alabilirsiniz. Vücudu kanserden koruyan selenyum, damarlarda pıhtılaşma riskini düşürür. Ayrıca HDL kolesterolün LDL kolesterole oranını artırarak da kalp sağlığını korur. Yüksek oranda alınırsa ishal, saç dökülmesi, tırnak kırılmasına yol açabilir.

Ayçekirdeği E vitamini deposu
Ayçekirdeği iyi bir E vitamini kaynağıdır. Kolesterolü düşürür, damar sertliğini giderir. Yağ ve proteini en kaliteli türdendir. Beyin gücüyle çalışanların ve çocukların günde 50 gram yemesi tavsiye edilir. Hormonların dengeli çalışmasını sağlar. Kalp ve sinir hastalıklarını önler.

Âdet ağrılarına E vitamini
Kalp hastalıklarına karşı koruyucu özelliği bulunan E vitamini, kadınların en büyük kâbusu olan regl (âdet) öncesi sancıları da önler. E vitamininin, özellikle mensturasyon öncesi alımı öneriliyor.

Bağışıklık sistemi için çinko şart
Sürekli bir hava değişikliği yaşadığımız şu son günlerde güçlü bir bağışıklık sistemi için çinko minerali çok önemli. Çinko; peynir, yumurta, mısır, Brüksel lahanası ve brokolide bulunmaktadır.

Yemeklere tarçın
Bilim adamları, yemeklere eklenen az miktarda tarçının, kandaki şeker düzeyini belirgin şekilde düşürdüğünü söylüyor. Diabetes Care dergisinde yayımlanan habere göre, çaya atılan bir tarçın kabuğu bile, şeker hastalarının insülin değerlerini düzenlemeye yetiyor.

Kepek ekmeği bağırsakları koruyor
Kepek ekmeği içerdiği yüksek orandaki posa sayesinde bağırsak sağlığını korur. Ayrıca şeker hastalığında, kan şekeri düzeyini regule etmekte etkilidir.

Kalp sağlığınız için kırmızı biber yiyin
Tansiyonu ve kolesterolü düşüren kırmızı bibere acı tadını veren kapraicin adlı madde, güçlü bir antioksidandır. Bu nedenle kırmızı biber, kalp hastalıkları ve kansere karşı da koruyucudur.

Kolesterolü yükselene nar suyu
Nar suyu, kötü kolesterolün (LDL) neden olduğu damar sertliği ve tıkanıklığı gibi sorunlara karşı etkilidir. Ayrıca ishali kesici etkisi de bulunmaktadır.

Funda yaprağı idrar yollarını temizliyor
Funda yaprağı, idrar söktürücü ve idrar yollarını dezenfekte edici özelliğe sahiptir.

Yüksek tansiyona karşı sarmısak
Bol miktarda potasyum, fosfor, selenyum, A ve C vitaminleri ile kükürt içeren sarmısak tansiyonu ve kan kolesterolünü düşürür.

Mantar vitamin deposu
A, C, D vitaminlerinden zengin, 100 gramında 20-40 kalori bulunan mantar protein açısından da zengindir. Posa oranı da yüksek olan mantar barsakların çalışmasını sağlar. İçerdiği 'Lentinian' adı verilen maddenin tümörleri azalttığı bilinmektedir. Bağışıklık sistemini güçlendirir, beyin kanamaları, damar sertliği, enfeksiyonlara karşı koruyucu, kolesterolü düşürücü özelliği vardır. Yağ oranı yok denecek kadar düşük olan ve kesinlikle kolesterol içermeyen mantarlar, sağlıklı diyet listelerinde kullanılmalıdır.

Brokoli, ülser ve mide kanserini önlüyor
Brokoli, helicobacter pylori virüsüyle savaşıyor. Böylece ülser ve mide kanseri riski önemli ölçüde azalıyor.

Kalsiyum, kolon kanseri riskini azaltıyor
Yapılan çalışmalarda yüksek dozda kalsiyum alımının kolon kanserini önlediği ortaya çıktı.

Aspirin yoksa kirazı deneyin
100 gramında 40 kalori bulunan, C, E vitaminleri ve potasyum bakımından zengin olan kirazın pek çok olumlu etkisi vardır. Kansere karşı koruyucu, kan dolaşımını hızlandırıcı, kolesterol seviyesini dengeleyici ve böbrekleri çalıştırıcı özelliği vardır. Gut hastalığına yakalanma riskini de düşürür. Ağrı kesici özelliği olan kiraz, Aspirin etkisi gösterir. 20 kirazda 12 - 25 miligram arasında antosiyanin bulunmaktadır, bu da bir aspirinden on kat daha etkilidir.

Yeni sağlıklı yaşam sırrı çimen suyu
ABD'de, çimen suyunun popülaritesi her gün biraz daha artıyor. Çimen suyu, büfelerde taze taze sıkılarak 57 gramlık küçük kaplarda servis ediliyor. 2 kilo 250 gram sebzeden alınabilecek vitamin ve minerallere denk olduğu belirtilen bu içeceğin bardağı ise 2.5 dolara (yaklaşık 3.5 YTL) satılıyor. Yüzden fazla vitamin ve enzim içeren çimen suyunun tadı pek de hoş olmadığı için genellikle tek içimlik porsiyonlarla satılıyor; ardından da bir dilim portakal yenmesi öneriliyor.

Demir ve kalsiyum zengini; Bakla
Bakla sindirimi kolay ve çok besleyici bir sebzedir. Tanelerinde bol miktarda azot ve nişasta vardır. Baklagillere adını veren bu sebze, zengin bitkisel protein ve karbonhidrat içerir. Demir ve kalsiyum mineralleri açısından da zengin olan baklada A, C, B ve B2 vitaminleri de bulunuyor.
Bakla idrar yollarını temizler, bağırsak parazitlerini düşürür. Şeker hastalarında ise kan şekerini düşürücü bir etkiye sahiptir.

Sivilceye elma sirkesi
Elma sirkesinin bileşiminde kalsiyum, potasyum, magnezyum, sodyum, fosfor, silisyum, A vitamini, Beta caroten, B1, B2, ve B6 vitaminleri, C vitamini, sirke asitleri, meyve asitleri, pektin ve doğal aroma maddeleri bulunur. Bedenimizi içten ve dıştan tedavi etme özelliğine sahip, olağanüstü bir ilaçtır. Kabızlık, hemoroid, ergenlik sivilcesi, gaz, şişkinlik, yüksek kolesterol, varis, grip ve nezleye karşı etkilidir. Ayrıca derimizin asidik koruma örtüsünün güçlendirilmesinde önemi büyüktür.

Güzellik için lahana
B, C, E vitamini ve potasyum açısından zengin olan lahana mide ve bağırsakların iç yüzeyini koruyarak, oralardaki yaraların iyileşmesini sağlar. İçeriğindeki kükürt ile kanı temizleyip cildi güzelleştirdiği, idrar söktürdüğü, vücuttaki suyu ve zehirli maddeleri idrarla dışarı attığı biliniyor. İçerdiği selenyum ile yaşlanmayı önleyici ve kalp krizine karşı koruyucu özelliği de bulunuyor. Kansere karşı etkili olduğu bilinen sebzelerin başında gelir. Özellikle meme ve rahim kanserine karşı etkilidir. Kandaki şeker miktarını düşürür, şeker hastalarının sıklıkla yemeleri gereken bir besindir.


Kuşkonmaz, kansızlığı önlüyor
A, B1 ve C vitaminleri açısından zengin olan kuşkonmazın terlemeyi sağlayarak gözeneklerin açılmasını, vücudun fazla suyunun atılmasını, kansızlık ve gribi önleyici, romatizmal hastalıkları giderici, solunum yolu, karaciğer, böbrek ve mesane hastalıklarını tedavi edici özelliği bulunmakta. Kuşkonmaz ayrıca kalp çarpıntısına iyi gelir. Osteoporozu önlemeye katkıda bulunur. Antistres hormonların oluşmasına ve kanseri önlemeye yardımcı olan kuşkonmaz bağışıklık sistemini güçlendirir. Ama çiğ olarak yenilirse alerji yapabilir, böbrek taşı ve kumu olanlarda rahatsızlık verebilir.

Kansere çilekle "dur" deyin!
C vitamini bakımından zengindir. Sindirimi kolaylaştırır. Yüksek oranda allejik asit içerdiğinden kanseri önler. Önemli miktarda A, B vitamini ile kalsiyum, demir, fosfor gibi mineraller içerir. Çilek, 1 yıla kadar dondurularak saklanabilir. Bunun için çilekleri önce buzlu suda yıkamalı, sonra saplarını çıkarmalısınız. Daha sonra kâğıt havluyla iyice kurulayıp havası alınmış bir kapta dondurucuya yerleştirmelisiniz.

Şeker hastaları salatayı sirkeli yesin
Tip 2 Diabeti veya insülin rezistansı olan insanlarda yüksek karbonhidrat içeren bir öğünden önce 2 yemek kaşığı sirke kullanmaları öneriliyor. Sirkenin asetik asit içerdiği, bu asitin bazı sindirim enzimlerini yavaşlattığı ve karbonhidratın emilimini azalttığı saptanmıştır.

Parlak saçlar için badem ve somon
Sağlıklı beslenme ile parlak saçlara kavuşabilirsiniz. Saçlarımız keratin denilen bir protein yapısındadır. Somonda, bademde, avakadoda ve keten tohumunda bulunan Omega 3 yağ asitleri saçları sağlığına kavuşturur.

İştahınızı kapatmak için güneşe çıkın
Yapılan araştırmalarda kış aylarında veya soğuk iklimlerde yaşayan insanların daha az güneş ışığından yararlandığı, bu durumun da insanlarda daha çok depresyon ve iştah artışına yol açtığı ortaya çıktı.

Saç dökülmesinin çaresi Biotin
H vitamini olarak da bilinen Biotin, yağ asitlerinin yapılması ve hücre gelişimi için mutlaka gereklidir. Saç telini güçlendiren ve dökülmeyi önleyen Biotin, cilt sağlığı için de son derece faydalıdır. En çok yumurta sarısı, karaciğer, süt, böbrek ve mayada bulunur.

Bitter çikolata diş çürüklerini önlüyor!
Çikolata neredeyse her derde deva... Bilim adamlarına göre, çikolatadaki "catechin" adlı antioksidanlar kansere ve kalp hastalıklarına karşı koruma sağlıyor. İnanması zor ama çikolata diş çürüklerini de önleyebiliyor. Yapılan son araştırmalara göre günde 30 gram siyah çikolata yemek, hipertansiyonu da düşürüyor. Sorun yalnızca hangi tür çikolata yiyeceğimizi bilmememiz. Bitter yani acı çikolata doğru tercih...

Kahvenin aşırısı bağımlılık yapar
Yüksek tansiyonunuz, kemik sorunlarınız ya da çarpıntılarınız varsa, kahve içerken bir kez daha düşünün. Yoksa rahatça kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Ancak yine de ölçüyü kaçırmayın. Yoksa madde bağımlısı olabilirsiniz.

Mantar yiyerek damarlarınızı koruyabilirsiniz
Japon bilim adamları, yaptıkları son araştırmalarda mantarlarda bulunan kimyasalların, damarlardaki tehlikeli yağ birikimini (aterosklerozis) engellediğini ortaya çıkardı.

Metabolik sendrom riski altındayız
47 ilde 4 bin 264 kişiyle yapılan araştırmada, bel çevresi kalınlığı, tansiyon yüksekliği, kan şekeri yüksekliği, trigliserid yüksekliği ve iyi kolesterol (HDL) düşüklüğü faktörlerinin en az 3 tanesinin bir arada olması şeklinde açıklanan Metabolik Sendrom taraması yapıldı. Türkiye'de 20 yaş üstü erişkin nüfusun 1/3'ünün, kalp hastalığı riskini artıran Metabolik Sendrom sorunuyla karşı karşıya olduğu tespit edildi .

Çarşamba, Mayıs 16, 2007

Şehzadebaşı Camii'ndeki 400 yıllık Mektup


"Bir Mimar Sinan eseri olan Sehzadebasi Cami'nin 1990'li yillarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir insaat muhendisi, caminin restorasyonu sirasinda yasadiklari bir olayi tv'de soyle anlatmıştı.

“Cami bahcesini cevreleyen havale duvarinda bulunan kapilarin uzerindeki kemerleri olusturan taslarda yer yer curumeler vardi. Restorasyon programinda bu kemerlerin yenilenmesi de yer aliyordu. Biz insaat fakultesinde teorik olarak kemerlerin nasil insaat edildigini ogrenmistik fakat tas kemer insaasi ile ilgili pratigimiz yoktu. Kemerleri nasil restore edecegimiz konusunda ustalarla toplanti yaptik. Sonuc olarak kemeri alttan yalayan bir tahta kalip cakacaktik.Daha sonra kemeri yavas yavas sokup yapim teknikleri ile ilgili notlar alacaktik ve yeniden yaparken bu notlardan faydalanacaktik.

Kalıbı söktük. Sokmeye kemerin kilit tasindan basladik. Tasi yerinde cikardigimizda hayretle iki tasin birlesme noktasinda olan silindirik bir bosluga yerlestirilmis bir cam siseye rastladik.

Sisenin icinde durulmus beyaz bir kagit vardi. Siseyi acip kagida baktik. Osmanlica birseyler yaziyordu. Hemen bir uzman bulup okuttuk.

Bu bir mektup idi ve Mimar Sinan tarafindan yazilmisti. Sunlari soyluyordu.


" Bu kemeri olusturan taslarin omruyaklasik 400 senedir. Bu muddetzarfinda bu taslar curumus olacagindan siz bu kemeri yenilemekisteyeceksiniz. Buyuk bir ihtimalle yapi teknikleri de degisecegindenbukemeri nasil yeniden insaa edeceginizi bilemeyeceksiniz. Iste bumektububen size, bu kemeri nasil insa edeceginizi anlatmak icin yaziyorum."

Koca Sinan mektubunda boyle basladiktan sonra o kemeri insaettikleritaslari Anadolunun neresinden getirttiklerini soylerek izahlarinadevamediyor ve ayrintili bir bicimde kemerin insaasini anlatiyordu. Bu mektup bir insanin, yaptigi isin kalici olmasi icin gosterebilecegi cabanin insan ustu bir ornegidir. Bu mektubun ihtisami, modern cagin insanlarinin bile zorlanacagi tasin omrunu bilmesi,yapi tekniginin degisecegini bilmesi, 400 sene dayanacak kagit ve murekkep kullanmasi gibi yuksek bigi seviyesinden gelmektedir. Suphesiz bu yuksek bilgiler de o koca mimarin erisilmez ozelliklerindendir. Ancak erisilmesi gercekten zor olan bu bilgilerden cok daha muhtesem olan 400 sene sonraya cozum ureten sorumluluk duygusudur.

Pazartesi, Mayıs 14, 2007

50 Enteresan Gerçek

1- Bir Japon kadını ortalama 84 yıl, bir Bostwanalı kadın sadece 39 yıl yaşıyor.

2- Dünyadaki obez nüfusun üçte biri, gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor.

3- ABD ve İngiltere, gelişmiş ülkeler arasında en yüksek erken hamilelik oranına sahip.

4- Çin'de 44 milyon kadın kayıp.

5- Brezilya'daki Avon kadınlarının sayısı, asker sayısından fazla.

6- 2002'de idamların yüzde 81'i ABD, Çin ve İran'da gerçekleşti.

7- İngiliz süpermarketleri, müşterileri hakkında hükümetten daha fazla bilgiye sahip.

8- AB'deki her inek için verilen günlük 2.50 dolarlık sübvansiyon, Afrika'nın yüzde 75'inin günlük geçiminden daha fazla.

9- 70'in üzerindeki ülkede aynı cinsten iki kişinin ilişkisi yasak, 9'unda ise cezası ölüm.

10- Dünya nüfusunun beşte biri, günlük 1 doların da altında gelirle yaşıyor.

11- Rusya'da yılda 12 binin üzerinde kadın aile içi şiddet sonucunda hayatını kaybediyor.

12- 1 yılda 13.2 milyon Amerikalı, estetik ameliyat yaptırdı.

13- Kara mayınları nedeniyle saatte bir insan ölüyor ve sakat kalıyor.

14- Hindistan'da 44 milyon çocuk işçi var.

15- Sanayileşmiş ülkelerde insanlar, günde 6-7 kg katkı maddesi yiyor.

16- Dünyanın en çok kazanan sporcusu golfçü Tiger Woods, yılda 78 milyon dolar, yani saniyede 148 dolar kazanıyor.

17- Amerikalı 7 milyon kadın, 1 milyon erkek yeme bozukluğu çekiyor.

18- 15 yaşındaki İngilizlerin yarısı uyuşturucu kullanmış, dörtte biri sigara içiyor.

19- Washington'daki lobi endüstrisinde 67 bin kişi, her seçilmiş kongre için
125 kişi çalışıyor.

20- Motorlu araçlar dakikada 2 insanı öldürüyor.

21- 1977'den bu yana ABD'deki kürtaj kliniklerinde 80 bin şiddet ve taciz vakası yaşandı.

22- McDonald's'ın altın kemerini tanıyanların sayısı, Hıristiyan tacını tanıyanlardan fazla.

23- Kenya'da bir ailenin gelirinin üçte biri rüşvete gidiyor.

24- Dünyadaki yasadışı uyuşturucu pazarı 400 milyar dolar.

25- Amerikalıların üçte biri, uzaylıların geldiğine inanıyor.

26- 150'den fazla ülkede işkence var.

27- Her gün dünya nüfusunun yedide biri, yani 800 milyon insan aç kalıyor.

28- Amerikalı siyah erkeklerin hapse girme ihtimali, yüzde 33.

29- Dünyanın üçte biri savaş halinde.

30- Petrol rezervleri 2040'ta tükenebilir.

31- Sigara içenlerin yüzde 82'si gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor.

32- Dünya nüfusunun yüzde 70'i, bugüne dek hiç çevir sesi duymadı.

33- Silahlı çatışmaların dörtte biri, doğal kaynakları ele geçirmek için yaşanıyor.

34- Afrika'da 30 milyon kişi AIDS.

35- Her yıl 10 dil ölüyor.

36- İntiharla ölenlerin sayısı, çatışmalarda ölenlerden fazla.

37- ABD'de her hafta ortalama 88 öğrenci sınıfa silah getiriyor.

38- Dünyada en az 300 bin düşünce suçlusu var.

39- Her yıl 2 milyon genç kız ve kadın sünnet ediliyor.

40- Silahlı çatışmalarda 300 bin çocuk asker savaşıyor.

41- İngiltere'de 2001 seçimlerinde 26 milyon kişi, Pop Idol'un ilk sezonunda
32 milyon kişi oy kullandı.

42- ABD, pornografiye yılda 10 milyar dolar harcıyor.

43- ABD, "haydut devlet" diye ilan ettiği 7 ülkeden 33 kat daha fazla askeri harcama yapıyor.

44- Dünyada 27 milyon köle var.

45- Amerikalılar çöpe saatte 2.5 milyon plastik şişe atıyor, yani her üç haftada bir Ay'a ulaşmaya yetecek uzunlukta şişe birikiyor.

46- Sıradan bir İngiliz, günde yaklaşık 300 defa kameraya yakalanıyor.

47- Her yıl 120 bin kadın veya genç kız, Batı Avrupa'ya satılıyor.

48- Yeni Zelanda'dan İngiltere'ye uçakla getirilen bir tane kivi, atmosfere kendi ağırlığının 5 katı sera gazı salıyor.

49- ABD'nin, BM'ye 1 milyar dolardan fazla borcu var.

50- Yoksul aile çocuklarının psikolojik sorun yaşama ihtimali, zengin aile çocuklarına göre 3 kat daha fazla.

Mükemmel Organizasyon

Adamın biri arkadaşı ile yolda giderken elindeki çakısı ile parmağını keser.
Biraz ötede bir saglik ocagi vardir. Adam: "Ben şurada pansuman yaptırayım"
der.
İçeri girince karşısına iki kapı çıkar..

Birinde: HASTALAR
Ötekinde: YARALILAR yazılıdır.

Yaralılar kapısından girer.

Yine önünde iki kapı çıkar.

Birinde: ET
Ötekinde: KEMİK yazmaktadır...

Et kapısından girer.

Yine önünde iki kapı çıkar.

Birinde: ÖNEMLİ
Ötekinde ÖNEMSİZ yazmaktadır...

Önemsiz kapısından girince kendini sokakta bulur.

Adamın dışarda bekleyen arkadaşı, adam çok kısa bir sürede dönünce merakla sorar :
"Nasıl iyi baktılar mı?"
Adam biraz şaşkın cevap verir:
"Hayır, ama organizasyon müthiş!"

Yıllanmış Anket

ABD'nin önemli ve cok izlenen kanallarindan biri olan PBS'de
Ermeni Soykirimi iddialarini destekleyen bir belgesel
yayimlandi. Ve tabii ki belgesel Ermeni sponsorlugunda
hazirlanmisti.

Aslinda belgesel sonrasinda yayimlanmasi beklenen, Turk
tarihcilerinin de bulundugu, program, objektif bir tartisma
programi da yayimlanacakti. Fakat Ermeni lobisinin cok guclu
olmasi ve oylamalarda bizi geçmesi nedeniyle buradaki Turklerin
butun çabalarina ragmen yayinlanmasi onlendi.

Sonrasinda gonderilen bir cok sikayet mektubu nedeniyle bu
tartisma kismi icin tekrar bir oylama yapiliyor.

Arkadaslardan ricamiz sadece birkac saniyenizi ayirmaniz ve
ASAGIDAKI LINKE gidip oyunuzu

"evet, degisik goruslerdeki tarihcilerin tartismasi,filmin
dayanaginin anlasilmasini arttirir"

(Yes, allowing historians with differing views to debate a
film's premise helps increase understanding )bölümünü
isaretlemeniz ve bunu olabildigince FAZLA kisiye en kisa sürede
yaymaniz .


http://www.msnbc.msn.com/id/12412125


Sanırım birkaç yıl oldu bu e-posta dolaşmaya başlayalı.

Halen arada sırada uğrar.

Bakalım ne olacak.

Cumartesi, Nisan 21, 2007

İşiniz Berbat mı?

Yaptığınız işin berbat olduğunu mu düşünüyorsunuz.
Bir de bu deodorant testerları görün.

Cuma, Nisan 20, 2007

Yapay Ada


Kaliteli bir şekilde görmek için resmin üzerine tıklayıp açın lütfen.

Japonlar bakmışlar ki o küçük adalarında havaalanı yapacak yer kalmamış, biz de denizin ortasına bir tane yapalım demişler. Netice de böylesine harika bir mühendislik çalışması çıkmış ortaya.

Peki sonra ne olmuş, ada her geçen yıl birkaç santim daha batıyor. Muhtemelen önümüzdeki on yıl içerisinde tamamen gömülmüş olacak.

Haddinizi bilin.