AŞAĞIDAKİ E-POSTA ZİNCİRİ TAMAMEN SAHTEDİR LÜTFEN DİKKATE ALMAYINIZ. POSTALAR SAHTE E-POSTA YAKALAMA EKİBİ GURURLA SUNAR:
BURAK
U. kod adlı bir hacker rekor denemesi için tüm
Türkiye' de ki kullanıcıların adreslerini imha
edeceğini söylüyor
ü
Ve
yapıyor onun için sakın listenize ''REA ''
adlı bir msn adresi kabul etme artı tüm
listendekileri uyar çünkü listenden biri kabul ederse sen
de hacklenirsin.
ü
Bir
çok tanıdık kişinin adresleri hacklenmiş ben listemdeki
herkese gönderiyorum.
AYRICA;
Ø
MiCROSOFT
VE NORTON SON DERECE TEHLİKELİ BİR VİRÜS KEŞFETTİLER
.
Ø
ŞİMDİLİK
ONU ZARARSIZHALE GETİREBİLECEK BİR PROGRAM YOK.
Ø
BU
ViRUS 'MATRiX' E HOS GELDiNiZ'ADI ALTINDA BiR PPS
iLE GELiYOR .
Ø
AÇTIGINIZ
TAKDiRDE , 10 SANiYELiK BiR ÇİZGİ FİLMDEN SONRA
'HARD DiSKiNiZ
BiTTi' DiYE BiR YAZI CIKIYOR VE
ARTIK ÇOK GEÇ!.
Ø
HARD
DİSKİNİZ COKTUGU GİBİ , ADRES DEFTERİNİZ DE
YOLLAYANIN ELİNE GEÇiYOR ,
Ø
VE
SİZİN İSMİNİZLE VIRÜS YAYIL MAYA DEVAM
EDİYOR.
Ø
BUNU
ENGELLEMEK iÇiN ' LÜTFEN ' E-MAiL ' i
ARKADAŞLAINIZA YOLLAYIN .
Ø
BU
VİRÜSÜN ADI : NWiN 27 VE FRANSIZ BiR HACKER
TARAFINDANYAZILDI AMAN DİKKAT!!!!!,
'MATRİXE
HOŞ GELDİNİZ YAZAN MAİLİ
AÇMAYIN!!!!!!
Emin KARAOĞLU
İçişleri Bakanlığı Kontrolörü
0 505 466 22
51
Halis Spam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Halis Spam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazar, Nisan 26, 2009
Salı, Şubat 10, 2009
Bir Başka Zincir Mail: Şansın Açılacak
4 GÜN SAYIYORUZ ARKADAŞLAR !!!!!!!!!!!!!! BENDEN BUKADAR,,,12 KİŞİ ÇIKTI
İnanmazdım ama o kadar çok kişiden geldi ki korktum .
Çin İlkesi
Bu bir şaka değil.. Şansın açılacak !!!
Bir ev satın alabilirsin
ama yuvayı alamazsın
Bir yatak alabilirsin
ama uykuyu alamazsın
Bir saat alabilirsin
ama zamanı alamazsın
Bir kitap alabilirsin
ama bilgiyi alamazsın
Bir mevkiye kavuşabilirsin
ama saygıya değil
Doktora para ödeyebilirsin
ama sağlığa değil
Ruhunu satın alabilirsin
ama hayatını değil
Seksi satın alabilirsin
ama AŞKI değil
Bu Çin ilkesi şans getirir.
Hollanda'da orijinal nüshası saklanıyor.
Bu ilke şimdiye kadar 8 kez dünya üzerinde dolaştırıldı.
Bu ilkeyi edindikten sonra şansın açılacak.
Bu bir şaka değil. Şansın açılacak.
Şansa ihtiyacı olan kimselere bu maili ya da kopyalarını
ulaştır.
Para gönderme çünkü baht satın alınamaz
Bu mektubu 96 saatten fazla elinde tutma.
Yaşanmış bazı örnekler:
Constantino 1953 senesinde bu mektubu alınca sekreterine 20 adet
kopyasını hazırlamasını söyledi:
9 gün sonra piyangodan 9 milyon ikramiye kazandı.
Carlo, memur, bu mektubu aldı ve daha sonra unuttu. Birkaç gün sonra
işini kaybetti, sonrasında mektubu zincir şeklinde gönderdi ve şansı
açılıverdi.
1967'de Bruno mektubu aldı ve gülerek fırlatıp attı.
Birkaç gün sonra oğlu hastalandı. Mektubu arayıp buldu
ve 20 kopyasını gönderdi; 9 gün sonra oğlunun iyileşmeye
başladığını gözlemledi.
İmzalama, basitçe 20 kopyasını gönder ve birkaç gün içinde
neler olacak diye bekle.
Bu ilkeyi sana gönderiyorum çünkü dünya üzerinde dolanımını sağlamak zorundasın.
20 kopyayı arkadaşlarına, tanıdıklarına gönder.
Birkaç gün içinde iyi haberler alacaksın ve bir sürprizle
karşılaşacaksın..
Kısacası bu bir gerçek, batıl inançlı olmasan bile bu sayfalar iyi
şans için gönderildi sana.
Senin iyiliğini isteyen kişilere teşekkür et.
Şans gönderir göndermez gelecektir.
4 gün içinde...
İnanmazdım ama o kadar çok kişiden geldi ki korktum .
Çin İlkesi
Bu bir şaka değil.. Şansın açılacak !!!
Bir ev satın alabilirsin
ama yuvayı alamazsın
Bir yatak alabilirsin
ama uykuyu alamazsın
Bir saat alabilirsin
ama zamanı alamazsın
Bir kitap alabilirsin
ama bilgiyi alamazsın
Bir mevkiye kavuşabilirsin
ama saygıya değil
Doktora para ödeyebilirsin
ama sağlığa değil
Ruhunu satın alabilirsin
ama hayatını değil
Seksi satın alabilirsin
ama AŞKI değil
Bu Çin ilkesi şans getirir.
Hollanda'da orijinal nüshası saklanıyor.
Bu ilke şimdiye kadar 8 kez dünya üzerinde dolaştırıldı.
Bu ilkeyi edindikten sonra şansın açılacak.
Bu bir şaka değil. Şansın açılacak.
Şansa ihtiyacı olan kimselere bu maili ya da kopyalarını
ulaştır.
Para gönderme çünkü baht satın alınamaz
Bu mektubu 96 saatten fazla elinde tutma.
Yaşanmış bazı örnekler:
Constantino 1953 senesinde bu mektubu alınca sekreterine 20 adet
kopyasını hazırlamasını söyledi:
9 gün sonra piyangodan 9 milyon ikramiye kazandı.
Carlo, memur, bu mektubu aldı ve daha sonra unuttu. Birkaç gün sonra
işini kaybetti, sonrasında mektubu zincir şeklinde gönderdi ve şansı
açılıverdi.
1967'de Bruno mektubu aldı ve gülerek fırlatıp attı.
Birkaç gün sonra oğlu hastalandı. Mektubu arayıp buldu
ve 20 kopyasını gönderdi; 9 gün sonra oğlunun iyileşmeye
başladığını gözlemledi.
İmzalama, basitçe 20 kopyasını gönder ve birkaç gün içinde
neler olacak diye bekle.
Bu ilkeyi sana gönderiyorum çünkü dünya üzerinde dolanımını sağlamak zorundasın.
20 kopyayı arkadaşlarına, tanıdıklarına gönder.
Birkaç gün içinde iyi haberler alacaksın ve bir sürprizle
karşılaşacaksın..
Kısacası bu bir gerçek, batıl inançlı olmasan bile bu sayfalar iyi
şans için gönderildi sana.
Senin iyiliğini isteyen kişilere teşekkür et.
Şans gönderir göndermez gelecektir.
4 gün içinde...
Perşembe, Ocak 15, 2009
Müşteri ŞİKAYET MEKTUBUNDA SON NOKTA
Vestel onyx flat 82 ekran 16:9 100 hz pip marka televizyonu 5 sene
önce 2.100 ytl vererek satın aldım. bu süreç (1 yıl önce) içerisinde
ilk önce konjektörü bozuldu. sebep olarak stand by konumunda
bıraktığınız için bozuldu dediler. 260 ytl ücret aldıktan sonra tamir
ettiler. ya sabır olur böyle şeyler dedim sineye çektim. bu arızanın
üzerinden 1 yıl geçti. bu kez renkler gitmeye başladı. servis
çağırdım. renk tüpü bitmiş 600 ytl dediler. bu durum, yenisi 1000 ytl
civarı olan bir televizyonun, tüpü 600 ytl olunca çöpe at yenisini al
demek. 82 yılında amcamın almanya'dan getiridiği itt schaub lorenz
marka televizyon hala takır takır çalışırken vestel üretimi 2.100
ytl'lik televizyon çöp oluyor. avukat olsam sizinle uğraşırım. ama ben
bu dünya da olmasa da öbür dünyada kesin çözüm yaratan başka bir yol
seçiyorum.
şimdi... bu televizyonu üretenin, yapım aşamasında çalışanın, kamyona
koyup istanbul'a getirenin, mağazasına koyup müşterisine satanın, eve
getirip kuran teknik servisinin, vestel reklamın da oynayan
sanatçısının, o fabrikayı yapan mimar ve mühendisinin bu firmanın
sahibi mehmet nazif zorlu olmak üzere ölü - diri tüm zorlu ailesinin
allah bin türlü belasini versin..... iki yakalari bir araya
gelmesin... fabrikalari yansin, ocaklari batsin... kuru ekmeğe muhtaç
kalsin... kestiği kurbanlar ettiği dualar kabul olmasin... mezarlarina
bir tas su döküp, fatiha okuyan olmasin... cehennemin en dibinde cayir
cayir yansin..... vatandaşta sattiği çürük malin parasiyla satin
aldiği uçaği düşsün, yati batsin.....
soyu kurusun.... arayani sorani olmasin..... .
amentü birsin ve billahi nursun. bütün müsibetlerin vestel'in üzerinde dursun.
eveet. şimdi rahatladim.
gelelim ben im gibi 'yerli malı yurdun malı herkes bunu kullanmalı'
düşüncesi ile yaşayan ulusalcı öküzlere....
araştırmadan sormadan, en azından http://www.sikayetvar.com/'da ki vestel
hakkında yazılanları okumadan 2.100 yytl verip bu televizyonu alan
birisi olarak, öküz olduğumu kabul ediyorum.
ama günün birinde bu aile'ye (zorlu) mensup birisiyle karşılaşırsam,
burnunun üzerine kafayı koyacağımı buradan taahüt eder, şimdiden
yaptığım bu açık tehdit'i yetkili savcılıklara bildiririm. ayrıca
allah kısmet ederse bu yaz tatilinde çeşme'ye giderken, üşenmezsem
arabanın bagajına televizyonu koyup vestel fabrikasının kapısının
önüne atacağım. o fabrika da bu televizyonu üreten herkesin münasip
bir yerine sokacakları kadar un ufak edip hediye olarak bırakacağım.
tabii en büyük parça mehmet nazif zorlu'ya.. vestel kullanıcısı bir
müşterisinden hatıra olarak.
bu yazdiklarima ilaveten yok biz doymadik bi de küfür ve dayak yemek
istiyoruz diyorsaniz adresim de telefonum da gerçektir. yiyorsa
arasiniz. sizden bu durumu düzeltmeniz için birşey de istemiyorum.
zira firma olarak zaten böyle bir vizyonunuz yok. mali satana kadar
sizin işiniz. allahin babadağli basmacisindan elektronik devi olursa
bu kadar olur zaten....... ......... .......
önce 2.100 ytl vererek satın aldım. bu süreç (1 yıl önce) içerisinde
ilk önce konjektörü bozuldu. sebep olarak stand by konumunda
bıraktığınız için bozuldu dediler. 260 ytl ücret aldıktan sonra tamir
ettiler. ya sabır olur böyle şeyler dedim sineye çektim. bu arızanın
üzerinden 1 yıl geçti. bu kez renkler gitmeye başladı. servis
çağırdım. renk tüpü bitmiş 600 ytl dediler. bu durum, yenisi 1000 ytl
civarı olan bir televizyonun, tüpü 600 ytl olunca çöpe at yenisini al
demek. 82 yılında amcamın almanya'dan getiridiği itt schaub lorenz
marka televizyon hala takır takır çalışırken vestel üretimi 2.100
ytl'lik televizyon çöp oluyor. avukat olsam sizinle uğraşırım. ama ben
bu dünya da olmasa da öbür dünyada kesin çözüm yaratan başka bir yol
seçiyorum.
şimdi... bu televizyonu üretenin, yapım aşamasında çalışanın, kamyona
koyup istanbul'a getirenin, mağazasına koyup müşterisine satanın, eve
getirip kuran teknik servisinin, vestel reklamın da oynayan
sanatçısının, o fabrikayı yapan mimar ve mühendisinin bu firmanın
sahibi mehmet nazif zorlu olmak üzere ölü - diri tüm zorlu ailesinin
allah bin türlü belasini versin..... iki yakalari bir araya
gelmesin... fabrikalari yansin, ocaklari batsin... kuru ekmeğe muhtaç
kalsin... kestiği kurbanlar ettiği dualar kabul olmasin... mezarlarina
bir tas su döküp, fatiha okuyan olmasin... cehennemin en dibinde cayir
cayir yansin..... vatandaşta sattiği çürük malin parasiyla satin
aldiği uçaği düşsün, yati batsin.....
soyu kurusun.... arayani sorani olmasin..... .
amentü birsin ve billahi nursun. bütün müsibetlerin vestel'in üzerinde dursun.
eveet. şimdi rahatladim.
gelelim ben im gibi 'yerli malı yurdun malı herkes bunu kullanmalı'
düşüncesi ile yaşayan ulusalcı öküzlere....
araştırmadan sormadan, en azından http://www.sikayetvar.com/'da ki vestel
hakkında yazılanları okumadan 2.100 yytl verip bu televizyonu alan
birisi olarak, öküz olduğumu kabul ediyorum.
ama günün birinde bu aile'ye (zorlu) mensup birisiyle karşılaşırsam,
burnunun üzerine kafayı koyacağımı buradan taahüt eder, şimdiden
yaptığım bu açık tehdit'i yetkili savcılıklara bildiririm. ayrıca
allah kısmet ederse bu yaz tatilinde çeşme'ye giderken, üşenmezsem
arabanın bagajına televizyonu koyup vestel fabrikasının kapısının
önüne atacağım. o fabrika da bu televizyonu üreten herkesin münasip
bir yerine sokacakları kadar un ufak edip hediye olarak bırakacağım.
tabii en büyük parça mehmet nazif zorlu'ya.. vestel kullanıcısı bir
müşterisinden hatıra olarak.
bu yazdiklarima ilaveten yok biz doymadik bi de küfür ve dayak yemek
istiyoruz diyorsaniz adresim de telefonum da gerçektir. yiyorsa
arasiniz. sizden bu durumu düzeltmeniz için birşey de istemiyorum.
zira firma olarak zaten böyle bir vizyonunuz yok. mali satana kadar
sizin işiniz. allahin babadağli basmacisindan elektronik devi olursa
bu kadar olur zaten....... ......... .......
Pazar, Ekim 12, 2008
Fw: Sevgi Nedir?
Cumartesi, Ekim 04, 2008
ERKEKLERİN KADINLARDAN RİCASIDIR
> * Pembe dizilerdeki sahte aşk nağmelerini bizden duymaya
> çabalamayın çünkü onlar gerçekten rol yapıyor ve
> kabak bizim başımıza patlıyor.
>
>
> * Bir SMS gönderdiğiniz zaman ilk 10 saniyede cevap
> gelmeyince ikinci SMS'te 'Orda mısın???' diye
> sormayın. Kesinlikle oradayızdır..!
>
>
> * Mağazada gelinliklere bakıp 'Aaaa ne güzeeel'
> dediğinizde onun bizim için bir anlamı yoktur. Bizi
> duygusuzlukla suçlamayın. Gelinlik sadece kızların
> hayalidir erkeklerin değil!!!
>
>
> * Saçlarınızı boyattığınızda bunu fark edemezsek
> anlayın ki yakışmamıştır ve bu bizim
suçumuz
> değildir.
>
>
> * Çoğu erkek ısrardan ve bir şeyi ikinci kez duymaktan
> nefret eder; mutlaka ilk söylediğinizi anlamışızdır
> ama işimize gelmiyordur, lütfen bize geri zekalı
> muamelesi yapmayın.
>
>
> * Alışveriş yapmak hiç zevkli değildir ve asla zevkli
> olmayacaktır.
>
>
> * 'Beni seviyor musun?' diye sormayın. Emin olun
> ki sevmiyor olsak yanınızda bir saniye bile durmayız.
>
>
> * Bizden sizinle aynı üzüntüyü yaşamamızı ve size
> tuvalete kadar eşlik etmemizi beklemeyin, o sizin kız
> arkadaşlarınızın görevidir.
>
>
> * Bir yere gittiğimizde, hangi kıyafeti giyerseniz giyin,
> size çok yakışıyor, yemin ederiz. O yüzden bir daha
> sormayın.
>
>
> * Biz erkekler gerçekten basitizdir. Mesela sizden ekmeği
> getirmenizi istiyorsak, aslında sadece acıkmışızdır ve
> sadece ekmeği getirmenizi istiyoruzdur. Bundan 'ekmek
> niçin masada değil' diye bir iğneleme yaptığımız
> sonucunu çıkarmayın zira tüm erkekler
edebiyatçı
> değildir.
>
>
> * Eğer farkında olmadan 2 değişik şekilde
> anlayabileceğ iniz bir şey söylemişsek ve bunlardan biri
> kötü ve sizi üzecekse, kesinlikle diğer anlamında
> söylemişizdir, boşuna bizi sıkıntıya sokmayın.
>
>
> * Biz farklı anlamlar taşıyan dolaylı, mecazlı
> soruları
anlamayız. Ne istiyorsanız doğrudan söyleyin
> ve bizi yormayın.
>
>
> * Eğer şişmanladığınızı düşünüyorsanız ki
> büyük ihtimalle şişmanlamışsınızdır. Bize
> sormayın, cevap vermeyi reddediyoruzdur.
>
>
> * En karmaşık durumda bile bizim için temel kural
> şudur: 'En kolayını seç'. Bizden komplike
> şeyler beklemeyin.
>
>
> * Erkekler genelde sadece ana renkleri görürler. Mesela,
> şampanya bir renk değil, bir içkidir bizim için.
>
> Sarımsı Yeşil, Açık Yeşil Likör yeşili, Çimen
> Yeşili, Kireç Yeşili, Yay Yeşili, Orta Deniz Yeşili.
> Yukarıda saydıklarınız vallahi hepsi yeşil işte!
> Lütfen bizi zorlamayın..?
>
>
> * Erkeklerin çoğunun en fazla 3 çift ayakkabısı
> vardır. O yüzden 30 çift ayakkabınızdan hangisinin
> kıyafetinize uyacağını bilmiyoruzdur lütfen
> sormayınız ayrıca uyum diye bir şey yoktur ve sırf uyum
> için giyeceğiniz şeyleri 1 hafta önceden tasarlamanız
> tamamen sizin takıntınızdır. Mavi kotun üstüne her
> renk ve desen blüz giyilebilir.
>
>
> * Kırmızı tokanız var ve sırf bu tokaya uyum
> sağlaması için lütfen kırmızı takım elbise almaya
> bize mağazaları dolaştırmayınız. .!
>
>
> * Cuma + Cumartesi + Pazar = Bol yemek ve mutfak
> gerçekliğinin icrasıdır.
>
>
> * Bizi anlamaya çalışın; ancak bizi anlama işini
> lütfen fazla abartmayın çünkü çok kolay
anlaşılır
> erkekler.
>
>
> * Evi temizleyip yorulduktan sonra, yüzünüze
> bakılmayacak haldeyseniz, yaptığınız temizliğin bizim
> için bir anlamı yoktur, takdir beklemeyin. Temiz bir evden
> ziyade bakımlı görünen bir kadınla bir evi paylaşmak
> daha anlamlıdır.
>
>
> * Ev işlerinden sonra yattığınız
yerde sızıp
> kalıyor ve her türlü kur çabasına yorgunum diyorsanız
> bu bizi bozar. Bir erkeğe temiz evden önce temiz bir eş
> ve hatta sadece bir eş lazımdır. Temizlik bir temizlikçi
> tarafından da yapılabilir ama bazı şeyler temizlikçi
> ile yapılmaz. Bizi zorlamayın..!
>
>
> * Aylarca süren baş ağrıları baş ağrısı olamaz,
> mutlaka bir doktora gidin.
>
>
> * Size 'neyiniz var' diye sorduğumuzda, 'hiç
> bir şeyim yok!!!' derseniz size inanırız, bizim için
> olay bitmiştir. O yüzden bir şeyiniz varsa doğrudan
> söyleyin sonra bizi anlayışsız durumuna düşürmeyin.
>
>
> * 30 civarında ayakkabınız ve dolaplar dolusu elbiseniz
> varken bizi iflas ettirmek bir sevgi gösterisi değildir.
>
>
>
> NOT: Bunu tanıdığınız tüm kadınlara yollayın; bir
> kere de olsa erkekleri anlasınlar. Mümkün olduğu kadar
> çok erkeğe de yollayın ki, onlar da yalnız
> olmadıklarını bilsinler.
> çabalamayın çünkü onlar gerçekten rol yapıyor ve
> kabak bizim başımıza patlıyor.
>
>
> * Bir SMS gönderdiğiniz zaman ilk 10 saniyede cevap
> gelmeyince ikinci SMS'te 'Orda mısın???' diye
> sormayın. Kesinlikle oradayızdır..!
>
>
> * Mağazada gelinliklere bakıp 'Aaaa ne güzeeel'
> dediğinizde onun bizim için bir anlamı yoktur. Bizi
> duygusuzlukla suçlamayın. Gelinlik sadece kızların
> hayalidir erkeklerin değil!!!
>
>
> * Saçlarınızı boyattığınızda bunu fark edemezsek
> anlayın ki yakışmamıştır ve bu bizim
suçumuz
> değildir.
>
>
> * Çoğu erkek ısrardan ve bir şeyi ikinci kez duymaktan
> nefret eder; mutlaka ilk söylediğinizi anlamışızdır
> ama işimize gelmiyordur, lütfen bize geri zekalı
> muamelesi yapmayın.
>
>
> * Alışveriş yapmak hiç zevkli değildir ve asla zevkli
> olmayacaktır.
>
>
> * 'Beni seviyor musun?' diye sormayın. Emin olun
> ki sevmiyor olsak yanınızda bir saniye bile durmayız.
>
>
> * Bizden sizinle aynı üzüntüyü yaşamamızı ve size
> tuvalete kadar eşlik etmemizi beklemeyin, o sizin kız
> arkadaşlarınızın görevidir.
>
>
> * Bir yere gittiğimizde, hangi kıyafeti giyerseniz giyin,
> size çok yakışıyor, yemin ederiz. O yüzden bir daha
> sormayın.
>
>
> * Biz erkekler gerçekten basitizdir. Mesela sizden ekmeği
> getirmenizi istiyorsak, aslında sadece acıkmışızdır ve
> sadece ekmeği getirmenizi istiyoruzdur. Bundan 'ekmek
> niçin masada değil' diye bir iğneleme yaptığımız
> sonucunu çıkarmayın zira tüm erkekler
edebiyatçı
> değildir.
>
>
> * Eğer farkında olmadan 2 değişik şekilde
> anlayabileceğ iniz bir şey söylemişsek ve bunlardan biri
> kötü ve sizi üzecekse, kesinlikle diğer anlamında
> söylemişizdir, boşuna bizi sıkıntıya sokmayın.
>
>
> * Biz farklı anlamlar taşıyan dolaylı, mecazlı
> soruları
anlamayız. Ne istiyorsanız doğrudan söyleyin
> ve bizi yormayın.
>
>
> * Eğer şişmanladığınızı düşünüyorsanız ki
> büyük ihtimalle şişmanlamışsınızdır. Bize
> sormayın, cevap vermeyi reddediyoruzdur.
>
>
> * En karmaşık durumda bile bizim için temel kural
> şudur: 'En kolayını seç'. Bizden komplike
> şeyler beklemeyin.
>
>
> * Erkekler genelde sadece ana renkleri görürler. Mesela,
> şampanya bir renk değil, bir içkidir bizim için.
>
> Sarımsı Yeşil, Açık Yeşil Likör yeşili, Çimen
> Yeşili, Kireç Yeşili, Yay Yeşili, Orta Deniz Yeşili.
> Yukarıda saydıklarınız vallahi hepsi yeşil işte!
> Lütfen bizi zorlamayın..?
>
>
> * Erkeklerin çoğunun en fazla 3 çift ayakkabısı
> vardır. O yüzden 30 çift ayakkabınızdan hangisinin
> kıyafetinize uyacağını bilmiyoruzdur lütfen
> sormayınız ayrıca uyum diye bir şey yoktur ve sırf uyum
> için giyeceğiniz şeyleri 1 hafta önceden tasarlamanız
> tamamen sizin takıntınızdır. Mavi kotun üstüne her
> renk ve desen blüz giyilebilir.
>
>
> * Kırmızı tokanız var ve sırf bu tokaya uyum
> sağlaması için lütfen kırmızı takım elbise almaya
> bize mağazaları dolaştırmayınız. .!
>
>
> * Cuma + Cumartesi + Pazar = Bol yemek ve mutfak
> gerçekliğinin icrasıdır.
>
>
> * Bizi anlamaya çalışın; ancak bizi anlama işini
> lütfen fazla abartmayın çünkü çok kolay
anlaşılır
> erkekler.
>
>
> * Evi temizleyip yorulduktan sonra, yüzünüze
> bakılmayacak haldeyseniz, yaptığınız temizliğin bizim
> için bir anlamı yoktur, takdir beklemeyin. Temiz bir evden
> ziyade bakımlı görünen bir kadınla bir evi paylaşmak
> daha anlamlıdır.
>
>
> * Ev işlerinden sonra yattığınız
yerde sızıp
> kalıyor ve her türlü kur çabasına yorgunum diyorsanız
> bu bizi bozar. Bir erkeğe temiz evden önce temiz bir eş
> ve hatta sadece bir eş lazımdır. Temizlik bir temizlikçi
> tarafından da yapılabilir ama bazı şeyler temizlikçi
> ile yapılmaz. Bizi zorlamayın..!
>
>
> * Aylarca süren baş ağrıları baş ağrısı olamaz,
> mutlaka bir doktora gidin.
>
>
> * Size 'neyiniz var' diye sorduğumuzda, 'hiç
> bir şeyim yok!!!' derseniz size inanırız, bizim için
> olay bitmiştir. O yüzden bir şeyiniz varsa doğrudan
> söyleyin sonra bizi anlayışsız durumuna düşürmeyin.
>
>
> * 30 civarında ayakkabınız ve dolaplar dolusu elbiseniz
> varken bizi iflas ettirmek bir sevgi gösterisi değildir.
>
>
>
> NOT: Bunu tanıdığınız tüm kadınlara yollayın; bir
> kere de olsa erkekleri anlasınlar. Mümkün olduğu kadar
> çok erkeğe de yollayın ki, onlar da yalnız
> olmadıklarını bilsinler.
Tuvalet Uyarısı
| Kamuya açik yerlerde ve tüm kamu kurumlarinin tuvaletlerinde ekonomik oldugu için sivi sabunlar kullanilmakta. Elinizdeki açik yaralara temas ettiginde %100 cilt kanseri riski tasidigini ve Ankara Onkoloji Hastanesi'ne yapilan basvurularda son 4 yilda 'Cilt Kanseri' hastalarinin sayisinin %94 arttigini biliyor musunuz? Özellikle Isveç'ten alinan 'Sterisol' isimli dezenfektan içerikli sivi sabun bu riski en çok tasiyanlardan. 'Sterol' adiyla pazarlanan bu sivi dezenfektan sabuna dikkat. Umuma açik yerlerdeki sivi sabunlarin hiçbir türünü asla kullanmayiniz. Lütfen 1 dakikanizi ayirip bu maili listenizdeki herkese gönderiniz. Saglikli toplum olmak elimizde. S.SAÇAN Ege Universitesi Nukleer Bilimler Enst. 35100,Bornova IZMIR / TURKIYE |
Salı, Haziran 17, 2008
Spam Mail: Organ mafyası
Bir genç deniz kenarında, bankta yorgunluğunu atmak için oturmaktadır. Bir müddet tek basına oturduktan sonra, 20-22 yaşlarında başka bir genç yanına gelerek bankın diğer ucuna oturur. 2-3 dakika sonra bu gencin arkadaşları olduğu anlaşılan iki akranı daha gelir ellerinde 3 bardak çayla. Gençler birer bardak kendileri alırlar ve 3. bardağı daha önceden gelip oturmakta olan diğer arkadaslarına ikram ederler. Fakat yoğun ısrarlara rağmen arkadaslarına çayı sevmediğini zaten bildiklerini, bu yüzden de o çayı bosa aldıklarını söyleyerek reddeder. O zamana kadar hiç bir diyaloğa girmedikleri arkadasıma dönerek: "yaa hocam bu çayı aldık ama arkadaş içmeyecek, bari sen iç de israf olmasın" derler. Ilk basta reddetse de ısrarlara dayanamayıp çayı alır ve içmeye başlar. Bu arada üçlü, ne kadar yan yana olsalar da arkadaşımdan bağımsız olarak koyu bir sohbete dalmıştır. Çayın sonlarına doğru baş dönmesi hissetmeye başlar ve tabii o an anlar başına bir bela aldığını. Uçü ise sohbetlerine bununla ilgilenmeden hala devam etmektedirler. Baş dönmesi ve halsizlikle olduğu yerde durmaktadır. Bir an kendine gelip bunlardan uzaklaşması gerektiğini düsünerek ayağa
kalkar ve biraz ilerdeki otobüs durağına zor da olsa varır. Fakat üçlü de bununla birlikte harekete geçmiş ve durağa gelmiştir. Otobüse binip koltuğa oturduğunda üçü de otobüse binip bunu rahatça
görebilecekleri bir yere oturur. Fakat bu arada artık neredeyse bilincini kaybetmek üzeredir. Büyük bir gayretle cep telefonunu çıkarıp teknolojinin gözünü seveyim ) arkadaşını arar, başına böyle bir iş geldiğini, o an otobüste olduğunu, falanca durakta ineceğini ve arkadaşından kesinlikle orada bekleyip kendisini almasını söyler. Durağa geldiğinde iner ve arkadaşının kucağında bayılır. Arkadaşı ise bununla beraber inen üçlü den şüphelenir. Birlikte hemen bir taksiye binip hastaneye giderler. Acilde doktorlar imdada yetişir ve arkadaşının yanına gelerek: Arkadaşın intihar mı etti?" diye sorar. Neden böyle bir şey soylediğini sorar doktora. Doktor; Aşırı dozda ilaç almış. Gecikseydiniz kurtaramayabilirdik" diye cevap verir. Işin daha ilginci ve can alıcı noktasıysa daha sonra bu üçlünün ORGAN MAFYASI olması ihtimalinin olmasıdır. Bu üçlü o zaman yakalanamadı. Yani hala ortalıklarda geziniyorlar. Izmit depreminde ölülere musallat olan organ mafyaları, işi daha da ileri götürerek canlı insanların peşine düşmektedir. Bu yaşanmış bir olay. Herkesin çolugu çocugu ve yakınları var, özellikle Istanbul'dakiler dikkat etsin. Savaş, ekonomi, Kıbrıs derken hayatın detayları çok korkunç
olabiliyor. Sağlıklı ve kazasız belasız günler dilerim.
TANIMADIĞINIZ YABANCI KIŞILERDEN NE KADAR KALABALIK BIR ORTAMDA DAHI
OLSANIZ KESINLIKLE YIYECEK, IÇECEK V.S . KABUL
ETMEYIN.
TÜRKIYE'DE ARTIK INSANLAR ÖLÜ-CANLI INSAN HAYVAN DEMEDEN ACIMASIZCA
KATLEDIP PARAYA ÇEVIRMEYE BAKIYORLAR!.
BU MAIL I TÜM SEVDIKLERINIZE, TANIDIKLARINIZA ILETIN. MAIL I
OKUYACAK DURUMDA OLMAYANLARA VE AILELERINIZE SÖZLÜ OLARAK ANLATIN.
LÜTFEN ÇOK DIKKATLI OLUN...
Not: Bu tip haberleri artık Izmir'de de duymak olası. Hatta benim duyduğum ise pes artık dedirtecek cinsten.
Olayı size de anlatayım. Artık çay, ayran, tren, yabancı gibi
sözcüklere karşı
beynimiz duyarlı olsa da anlatacağım hakikaten
berbat bir şey.
Olay Gaziemir'deki (izmir) bir büyük alışveriş mağazasında
gerçekleşiyor. Bir anne yanında çocuklarıyla
(sanırım 2 çocuk ve küçük) alışverişini yapıp marketten çıktıktan
sonra içeride daha görülmesi gereken çok küçük bir işinin oldğunu anımsıyor ve (bu iş ne bilmiyorum-fiş, poşet unutma vb olabilir) o kadar
kısa zamanda yapılabilecek bir iş ki çocuklarına siz
burada durun, ben hemen dönüp geleceğim, çok küçük bir işim var, siz
burada oturun diyor ve içeriye giriyor. O sırada içeride parfüm
reyonunda bulunun bir adam (ki bunlar hiç de sandığımız gibi
izbandut görünüşlü pala bıyıklı filan değildirler) bizim
anneye af edersiniz eşime parfüm alacağım doğum günü için
de, ben karar veremedim, bir de bayan gözüyle şu parfüme siz
baksanız diyor ve parfümü koklatıyor. Kadın bayılınca kaçılın
eşim bayıldı, temiz havaya çıkarırsam düzelir diyerek hızla
dışarı çıkarıyor.
Sonra da malum bildiğiniz olay, tüm iç organları
alınıyor ve cesedi de yol kenarına atılıyor...BU OLAYLAR
ACAYIP DERECEDE ARTTI, HERKES GERÇEKTEN ÇOK DIKKATLI OLSUN! BU
ARTIK PARA DELILIĞININ SON HADDI (MI ACABA?). BU GRUPLAR
ORGANIZE OLARAK ÇALIŞIYOR YANI DOKTOR DA EKIP DE HEP BIR DOLAŞIP
ÇOK KISA SÜRE IÇERISINDE ORGANLARI ALIYORLAR, NE OLDUĞU BILE
ANLAŞILMADAN YANI.
EMINIM YÜZÜNÜZÜ ACI BIR IFADE KAPLADI...LÜTFEN ÇOK
DIKKATLI OLALIM, GEÇTI O ESKI ANADOLU INSANININ OLDUĞU
DÖNEMLER....ÇOKTAN GEÇTII.
DAHA FAZLASI İÇİN TIKLA
kalkar ve biraz ilerdeki otobüs durağına zor da olsa varır. Fakat üçlü de bununla birlikte harekete geçmiş ve durağa gelmiştir. Otobüse binip koltuğa oturduğunda üçü de otobüse binip bunu rahatça
görebilecekleri bir yere oturur. Fakat bu arada artık neredeyse bilincini kaybetmek üzeredir. Büyük bir gayretle cep telefonunu çıkarıp teknolojinin gözünü seveyim ) arkadaşını arar, başına böyle bir iş geldiğini, o an otobüste olduğunu, falanca durakta ineceğini ve arkadaşından kesinlikle orada bekleyip kendisini almasını söyler. Durağa geldiğinde iner ve arkadaşının kucağında bayılır. Arkadaşı ise bununla beraber inen üçlü den şüphelenir. Birlikte hemen bir taksiye binip hastaneye giderler. Acilde doktorlar imdada yetişir ve arkadaşının yanına gelerek: Arkadaşın intihar mı etti?" diye sorar. Neden böyle bir şey soylediğini sorar doktora. Doktor; Aşırı dozda ilaç almış. Gecikseydiniz kurtaramayabilirdik" diye cevap verir. Işin daha ilginci ve can alıcı noktasıysa daha sonra bu üçlünün ORGAN MAFYASI olması ihtimalinin olmasıdır. Bu üçlü o zaman yakalanamadı. Yani hala ortalıklarda geziniyorlar. Izmit depreminde ölülere musallat olan organ mafyaları, işi daha da ileri götürerek canlı insanların peşine düşmektedir. Bu yaşanmış bir olay. Herkesin çolugu çocugu ve yakınları var, özellikle Istanbul'dakiler dikkat etsin. Savaş, ekonomi, Kıbrıs derken hayatın detayları çok korkunç
olabiliyor. Sağlıklı ve kazasız belasız günler dilerim.
TANIMADIĞINIZ YABANCI KIŞILERDEN NE KADAR KALABALIK BIR ORTAMDA DAHI
OLSANIZ KESINLIKLE YIYECEK, IÇECEK V.S . KABUL
ETMEYIN.
TÜRKIYE'DE ARTIK INSANLAR ÖLÜ-CANLI INSAN HAYVAN DEMEDEN ACIMASIZCA
KATLEDIP PARAYA ÇEVIRMEYE BAKIYORLAR!.
BU MAIL I TÜM SEVDIKLERINIZE, TANIDIKLARINIZA ILETIN. MAIL I
OKUYACAK DURUMDA OLMAYANLARA VE AILELERINIZE SÖZLÜ OLARAK ANLATIN.
LÜTFEN ÇOK DIKKATLI OLUN...
Not: Bu tip haberleri artık Izmir'de de duymak olası. Hatta benim duyduğum ise pes artık dedirtecek cinsten.
Olayı size de anlatayım. Artık çay, ayran, tren, yabancı gibi
sözcüklere karşı
beynimiz duyarlı olsa da anlatacağım hakikaten
berbat bir şey.
Olay Gaziemir'deki (izmir) bir büyük alışveriş mağazasında
gerçekleşiyor. Bir anne yanında çocuklarıyla
(sanırım 2 çocuk ve küçük) alışverişini yapıp marketten çıktıktan
sonra içeride daha görülmesi gereken çok küçük bir işinin oldğunu anımsıyor ve (bu iş ne bilmiyorum-fiş, poşet unutma vb olabilir) o kadar
kısa zamanda yapılabilecek bir iş ki çocuklarına siz
burada durun, ben hemen dönüp geleceğim, çok küçük bir işim var, siz
burada oturun diyor ve içeriye giriyor. O sırada içeride parfüm
reyonunda bulunun bir adam (ki bunlar hiç de sandığımız gibi
izbandut görünüşlü pala bıyıklı filan değildirler) bizim
anneye af edersiniz eşime parfüm alacağım doğum günü için
de, ben karar veremedim, bir de bayan gözüyle şu parfüme siz
baksanız diyor ve parfümü koklatıyor. Kadın bayılınca kaçılın
eşim bayıldı, temiz havaya çıkarırsam düzelir diyerek hızla
dışarı çıkarıyor.
Sonra da malum bildiğiniz olay, tüm iç organları
alınıyor ve cesedi de yol kenarına atılıyor...BU OLAYLAR
ACAYIP DERECEDE ARTTI, HERKES GERÇEKTEN ÇOK DIKKATLI OLSUN! BU
ARTIK PARA DELILIĞININ SON HADDI (MI ACABA?). BU GRUPLAR
ORGANIZE OLARAK ÇALIŞIYOR YANI DOKTOR DA EKIP DE HEP BIR DOLAŞIP
ÇOK KISA SÜRE IÇERISINDE ORGANLARI ALIYORLAR, NE OLDUĞU BILE
ANLAŞILMADAN YANI.
EMINIM YÜZÜNÜZÜ ACI BIR IFADE KAPLADI...LÜTFEN ÇOK
DIKKATLI OLALIM, GEÇTI O ESKI ANADOLU INSANININ OLDUĞU
DÖNEMLER....ÇOKTAN GEÇTII.
DAHA FAZLASI İÇİN TIKLA
Çarşamba, Haziran 11, 2008
Meyve ve Sebzelerin Faydaları
Havuç dilimi insan gözüne benzer. Bilimsel araştırmalar havucun
gözlerin kan akışını ve işlevini iyileştirdiğini göstermiştir.
Domateste kalpte olduğu gibi dört odacık vardır ve kırmızı renklidir.
Bütün araştırmalar domatesin kalp ve kan için faydalı olduğunu
göstermiştir.
Üzüm salkımı kalp şeklindedir, her bir üzüm tanesi kan hücresi gibi
görünmektedir ve araştırmalar üzümün ciddi kalp ve kan canlandırıcı
bir gıda olduğunu göstermiştir.
Ceviz küçük bir beyin görünümündedir. Ve beyin fonksiyonlar için faydalıdır.
Fasulya böbrek görünümündedir ve böbrek fonksiyonlarını iyileştirir.
Sap kereviz, Çin lahanası ve Rhubarb (bizde yok) kemiklere benzer. Bu
gıdalar kemikler için faydalıdır, sodyum oranları eşit ve %23 dür.
Gıdanızda yeterli sodyom yok ise vücut kemiklerden çeker ve kemikler
zayıflar. Bu gıdalar iskeletinize faydalıdır.
Patlıcan, avokado ve armut kadınların rahim ve serviks sağlığı ve
fonksiyonlarını hedefler ve görünümleri bu organlara benzerler.
Araştırmalar kadınların haftada bir avokado yemeleri halinde
hormonları dengelediğini, istenmeyen doğum sonrası kilolarını
azalttığını ve serviks kanserini önlediğini göstermiştir.
İncir tohum doludur ve ağaçta ikili olarak asılarak büyür. İncir
sperm sayısını ve hareketliliğini arttırır ayrıca erkek kısırlığını
önler.
Tatlı patatesin görünümü pankreasa benzer ve şeker hastalarının
glisemik indeksini dengeler.
Zeytin yumurtalıkların sağlığına ve fonksiyonuna yardımcı olur.
Greyfurt, portakal ve diğer narenciye meyveleri kadın göğüsüne benzer
ve bunların sağlığına ve lenfin hareketine yardımcı olur.
Soğan vücut hücreleri görünümündedir. Bütün vücut hücrelerinden atık
maddelerin temizlenmesine yardım eder. Hatta gözlerin epitelyal
katlarının yıkayan gözyaşlarına bile sebep olur.
DAHA FAZLASI İÇİN TIKLA
gözlerin kan akışını ve işlevini iyileştirdiğini göstermiştir.
Domateste kalpte olduğu gibi dört odacık vardır ve kırmızı renklidir.
Bütün araştırmalar domatesin kalp ve kan için faydalı olduğunu
göstermiştir.
Üzüm salkımı kalp şeklindedir, her bir üzüm tanesi kan hücresi gibi
görünmektedir ve araştırmalar üzümün ciddi kalp ve kan canlandırıcı
bir gıda olduğunu göstermiştir.
Ceviz küçük bir beyin görünümündedir. Ve beyin fonksiyonlar için faydalıdır.
Fasulya böbrek görünümündedir ve böbrek fonksiyonlarını iyileştirir.
Sap kereviz, Çin lahanası ve Rhubarb (bizde yok) kemiklere benzer. Bu
gıdalar kemikler için faydalıdır, sodyum oranları eşit ve %23 dür.
Gıdanızda yeterli sodyom yok ise vücut kemiklerden çeker ve kemikler
zayıflar. Bu gıdalar iskeletinize faydalıdır.
Patlıcan, avokado ve armut kadınların rahim ve serviks sağlığı ve
fonksiyonlarını hedefler ve görünümleri bu organlara benzerler.
Araştırmalar kadınların haftada bir avokado yemeleri halinde
hormonları dengelediğini, istenmeyen doğum sonrası kilolarını
azalttığını ve serviks kanserini önlediğini göstermiştir.
İncir tohum doludur ve ağaçta ikili olarak asılarak büyür. İncir
sperm sayısını ve hareketliliğini arttırır ayrıca erkek kısırlığını
önler.
Tatlı patatesin görünümü pankreasa benzer ve şeker hastalarının
glisemik indeksini dengeler.
Zeytin yumurtalıkların sağlığına ve fonksiyonuna yardımcı olur.
Greyfurt, portakal ve diğer narenciye meyveleri kadın göğüsüne benzer
ve bunların sağlığına ve lenfin hareketine yardımcı olur.
Soğan vücut hücreleri görünümündedir. Bütün vücut hücrelerinden atık
maddelerin temizlenmesine yardım eder. Hatta gözlerin epitelyal
katlarının yıkayan gözyaşlarına bile sebep olur.
DAHA FAZLASI İÇİN TIKLA
Perşembe, Mayıs 01, 2008
Bu e-postayı kimseye göndermeyin
Eğer salak değilseniz, aşağıdaki e-postayı lütfen kimseye gönderip arkadaşlarınızın e-postasını millete dağıtmayın. Hele bana hiç göndermeyin.
Subject: FW: Kesin oku dogruysa yasadık...... ..
Ya doğrusa
Eğer doğru ise süper değilsede kayıp yok.Umarım doğrudur.Denemesi bedava
nasıl olsa. Normalde bu tarz haberleri iletmiyorum, ama bu haber iyi bir arkadaşımdan, avukat olan
arkadaşımdan geliyor ve iyi bir fırsat gibi görünüyor. O, doğru diyorsa gerçekten doğrudur. En azından
insanın kaybedecek bir şeyi yok. Bana şunları anlattı: avukatım ve yasaları biliyorum. bu bir
gerçek. Aldanmayın, aol ve ıntel, aynı pepsicola`nın kısa süre önce general elektrik ile yaptığı
gibi, mahkeme karşısına çıkmaktan ve milyonluk tazminatlardan korktukları için sözlerini
tutuyorlar. Sevgili arkadaşlar lütfen bunu bir şaka olarak görmeyin. Bill Gates şu an
servetini dağıtıyor. Buna karşılık vermezseniz ileride bunun için pişman olabilirsiniz. Windows hala en
sık kullanılan program. Microsoft ve aol şu an bu metin ile bir deney yapıyorlar (e-mail beta
test). Bu maili arkadaşlarınıza gönderdiğinizde microsoft iki hafta boyunca izini sürebilir ve sürecektir. Bu
maili ileten her kişi için microsoft 245 euro ödeyecektir. Bu maili gönderdiğiniz ve bunu devam ileten her kişi için microsoft 243 euro ödeyecektir. Bu maili alan üçüncü kişi için ise microsoft 241 euro ödeyecektir. Iki hafta sonra microsoft size posta adresinizi teyit etmeniz amacıyla size ulaşacaktır ve size bir çek gönderecektir. Saygılarımla, Ahmet Dipici - Matematik Öğretmeni
Sümer Mah. 3. Cad. No:2
Nevşehir-05059261411
mailto:ahmetdipici@ hotmail.com
bunu kandırmaca gibi düşündüm, fakat bu maili aldıktan ve ilettikten iki hafta sonra microsoft benden posta adresimi istedi ve 24800 euro`nun üzerinde bir çek aldım. Bu test bitmedenönce cevap vermelisiniz. Sizden
biri bu imkana sahipse bunu değerlendirsin. Bill Gates için bunlar bir reklam kampanyasının
masrafları. Lütfen bu maili mümkün olduğu kadar çok insana iletin. En azından 10000 Euro
almanız gerekir. Bize de bir faydası olmasaydı bu mailin iletilmesine katkıda bulunmazdık.
Babamın bir tanıdığı birkaç ay önce buraya kendini ekledi.Onu en son gördüğümde bana
çekini gösterdi. Üzerindeki tutar, toplam olarak 4324,44 euro idi.
Intel için çalışan, yakın arkadaşımın teyzesi daha yeni bu mailin iletilmesi için 4543,23 euro`luk
bir çek aldı. Dediğim gibi yasayı tanıyorum ve ıntel ve aol`in kendilerini dünya çapındaki en
büyük hizmet şirketi yapacak bir füzyon üzerinde çalıştıkları doğru ve en çok kullanılan
program olduklarını garantilemek için bu testi uyguluyorlar.
Subject: FW: Kesin oku dogruysa yasadık...... ..
Ya doğrusa
Eğer doğru ise süper değilsede kayıp yok.Umarım doğrudur.Denemesi bedava
nasıl olsa. Normalde bu tarz haberleri iletmiyorum, ama bu haber iyi bir arkadaşımdan, avukat olan
arkadaşımdan geliyor ve iyi bir fırsat gibi görünüyor. O, doğru diyorsa gerçekten doğrudur. En azından
insanın kaybedecek bir şeyi yok. Bana şunları anlattı: avukatım ve yasaları biliyorum. bu bir
gerçek. Aldanmayın, aol ve ıntel, aynı pepsicola`nın kısa süre önce general elektrik ile yaptığı
gibi, mahkeme karşısına çıkmaktan ve milyonluk tazminatlardan korktukları için sözlerini
tutuyorlar. Sevgili arkadaşlar lütfen bunu bir şaka olarak görmeyin. Bill Gates şu an
servetini dağıtıyor. Buna karşılık vermezseniz ileride bunun için pişman olabilirsiniz. Windows hala en
sık kullanılan program. Microsoft ve aol şu an bu metin ile bir deney yapıyorlar (e-mail beta
test). Bu maili arkadaşlarınıza gönderdiğinizde microsoft iki hafta boyunca izini sürebilir ve sürecektir. Bu
maili ileten her kişi için microsoft 245 euro ödeyecektir. Bu maili gönderdiğiniz ve bunu devam ileten her kişi için microsoft 243 euro ödeyecektir. Bu maili alan üçüncü kişi için ise microsoft 241 euro ödeyecektir. Iki hafta sonra microsoft size posta adresinizi teyit etmeniz amacıyla size ulaşacaktır ve size bir çek gönderecektir. Saygılarımla, Ahmet Dipici - Matematik Öğretmeni
Sümer Mah. 3. Cad. No:2
Nevşehir-05059261411
mailto:ahmetdipici@ hotmail.com
bunu kandırmaca gibi düşündüm, fakat bu maili aldıktan ve ilettikten iki hafta sonra microsoft benden posta adresimi istedi ve 24800 euro`nun üzerinde bir çek aldım. Bu test bitmedenönce cevap vermelisiniz. Sizden
biri bu imkana sahipse bunu değerlendirsin. Bill Gates için bunlar bir reklam kampanyasının
masrafları. Lütfen bu maili mümkün olduğu kadar çok insana iletin. En azından 10000 Euro
almanız gerekir. Bize de bir faydası olmasaydı bu mailin iletilmesine katkıda bulunmazdık.
Babamın bir tanıdığı birkaç ay önce buraya kendini ekledi.Onu en son gördüğümde bana
çekini gösterdi. Üzerindeki tutar, toplam olarak 4324,44 euro idi.
Intel için çalışan, yakın arkadaşımın teyzesi daha yeni bu mailin iletilmesi için 4543,23 euro`luk
bir çek aldı. Dediğim gibi yasayı tanıyorum ve ıntel ve aol`in kendilerini dünya çapındaki en
büyük hizmet şirketi yapacak bir füzyon üzerinde çalıştıkları doğru ve en çok kullanılan
program olduklarını garantilemek için bu testi uyguluyorlar.
Perşembe, Nisan 03, 2008
Türk Televizyonlarından Unutulmaz Anlar
• Bir Kral Tv vj'inin canlı telefon bağlantısı yaptığı izleyiciye "Nasılız? Bomba gibiyiz değil mi?" şeklinde bir soru sorması, ardından izleyici şahsın "Bomba kıçında patlasın!" lafını yapıştırması, vj'in 5 saniye dilinin tutulması...
• Güner Ümit'in kadın kılığında Turnike sunması...
• Fatma Girik'in Söz Fato'da programında ilk tükürüşü...
• Medyum Memiş'in Medyum Keto'ya giriştiği saniyeler...
• Yıldo'nun Süpermen kılığında Turnike sunması... (yakışmıştı da!)
• Sadettin Teksoy'un kutuplarda kıbleyi arayıp namaz kılması...
• Kaan Yakuphan'ın haber sunduğu sırada arkasında bulunan dev panonun kafasına lonk diye inmesi...
• SEDA SAYAN'IN SABAH SABAH SEDA SAYAN PROGRAMINA TELEFONLA 70 YAŞINDA ADAMIN KATILMASI SEDA SAYAN'IN ŞAKA MAKSADIYLA BENİMLE EVLENİRMİSİN?? DİYE SORMASI VE ADAMIN DA SENİN A****na BİLE KORUM DİYE CANLI YAYINDA CVP VERMESİ
• Tolga Gariboğlu'nun Hugo yarışmacısı küçük bir çocuktan küfür yemesi...
• Sevda Demirel'in Hande Ataizi'ne tokatla dalması...
• Kenan Erçetingöz'ün Magazin Forever tanıtımında Cartel üyelerinin arasına dalıp rap yapması...
• Reha Muhtar'ın tavanda yürüyen sirk cambazı ile konuşurken ekranda kendi görüntüsünü ters çevirtmesi ve röportajı baş aşağı yapması...
• Kibariye'nin annesi ile meşhur "şofeöerrrr-şofeöerrrr" röportajı...
• Levent Kırca'nın açlık grevine başlaması, ertesi gün vazgeçmesi...
• Ali Sami Alkış'ın bir futbolcu için “Turgay Şeren'i koysan daha iyi oynar” demesi üzerine Turgay Şeren'in "yok ebenin.....!" şeklinde karşılık vermesi...
• Telegol programında, yorumcu Zekeriya Alp'in reklam arasında fenalaşarak hastaneye kaldırılmasının ardından Güntekin Onay ve Ziya Şengül'ün gülme krizine girmeleri...
• Reha Muhtar'ın efsanevi falcılar programında alkollü olduğuna dair iddialar üzerine 1 hafta sonraki programında canlı yayında alkol kontrolü yaptırması...
• Adının "Fenasi", soyadının "Kerim" olduğunu söyleyen şahsın Yıldo'nun canlı yayınına telefonla bağlanması. Yıldo'nun olaya, adamın adını ve soyadını birkaç kez söyledikten sonra uyanması...
• Cem Özer'in programında Nara isimli bir kadının şiir okurken soyunması...
• Erman Toroğlu'nun masa örtüsü bozması ceket giymesi ve ileride o ceketin moda olacağını iddia etmesi...
• Tarkan'ın kendisi ile röportaj yapan Savaş Ay'a canlı yayında "çişim geldi!" deyip çekip gitmesi...
• Kanal6'nın Ceviz Kabuğu'nun canlı yayını esnasında "Hulki Cevizoğlu'nun kanalımızla artık hiçbir ilgisi bulunmamaktadır!" şeklinde altyazı geçmesi...
• Prof. Mındıkoğlu'nun cinsiyet değiştirme ameliyatları ile ilgili katıldığı programda TRT stüdyosunu terk etmesi...
• Şevki Yılmaz'ın ele geçirilen kasetlerinde kriz geçirerek kendisine "komple" kurulduğunu iddia etmesi... (Bizim "Komple Teorileri"nin de isim babasıdır!)
• Ceviz Kabuğu'ndan görüşü alınmak üzere aranan kişinin Çiçek Pasajı'nda alem yapmaktayken canlı yayına katılması...
• Osman Durmuş'un mektup ile gelen şarbon tehlikesine karşı halkı bilgilendirmesi ve "aha işte bele açarsan bulaşır!.." diyerek mektubu paramparça etmesi...
• Euro96 eleme maçlarında milli takımın İsviçre'ye attığı golden sonra İlker Yasin’in "Şapka çıkartacaksınız şapkaaa!!!" diye bağırması...
• Şahane Pazar'da su altında nefes tutma yarışmasına katılan adamın boğulma tehlikesi geçirmesi ve bu süre boyunca herkesin "vay be adam rekoru ikiye katladı" deyip adama övgüler yağdırması...
• Bülend Karpat'ın "Hop Terelelli Tek Soruda 250" isimli yarışmada "Star öyle verir böyle verir, kazandırır..." diye naralar attıktan sonra elindeki telefonla canlı yayında Noter Nihat yerine bir vatandaşı araması ve vatandaşın Karpat'ı bayağı bir dinledikten sonra "ne diyon kardeşim burası ev!" demesi...
• Hakkı Bulut'un acısız arabeski tanıtmak için yaptığı program ve TRT yöneticilerinin girdikleri türlü türlü şekiller...
• Telegol programında Ahmet Çakar'ın “Beşiktaş hakkında birileri bir şeylerin olması için düğmeye basıyor” lafından bir hafta sonra Reha Muhtar'ın programa katılması ve yanında bir buton getirip Ahmet Çakar'la "lütfen düğmeye basar mısınız" diye alay etmesi. Ahmet Çakar'ın "soytarılığı bırakın!" diye çıkışması...
• Milli Takım'ın kaybettigi bir maçtan sonra Amigo Orhan'ın stadın içinde sinsi sinsi bekleyip zamanın teknik direktörü Mustafa Denizli'ye uçarak kafa atması.
• Erman Toroglu'nun "Kale Arkası" programında stüdyoya boylu boyunca
kale çizgisi niyetine tuvalet kağıdı serip oluşan o ilginç ortamda dakikalarca yorum yapması...
• TRT Hava Durumu spikeri rahmetli Ersin İmer'in "Donsuz Geceler" temennisinden sonra ekranlara veda etmek zorunda kalması...
• Türk-Japon haftasınde Habertürk'te program hazırlayan Meriç Köyatası ve Şener Üşümezsoy'un ekrana çıkardıkları Japonlarla geleneksel Japon halk dansı yapmaları, ardından da hep birlikte tekno müzik eşliğinde
trencilik oynamaları...
• Turgut Özal'ın "İcraatın İçinden" programında ilk kez "Tak bir kaset de havamızı bulalım Semra hanım..." demesi...
• İsmail Türüt'ün "Sıkı Dostlar" programında kendini kelebek sanarak cam sehpaya oturmak suretiyle sehpanın bütün yayın hayatına son vermesi...
• Sakıp Sabancı'nın kucağına bir hindi alıp "vak vak vak" şeklinde sesler çıkarması...
• Jülide Ateş'in sunduğu "Hop Terelelli" adlı yarışmada, yarışmacının "Bir ülkeyi temsil eden değerli kumaş parçası?" sorusuna "İngiliz kumaşı!" diye cevap vermesi, Jülide Ateş'in bu cevap üstüne gülme krizine girip, 2 reklam arası verilmesine rağmen kendine gelememesi...
• O zamanlar Galatasaray başkanı olan Ali Tanrıyar'ın bir şampiyonluk sonrası İlker Yasin'in uzattığı mikrofona "Galatasaray'ı sevmeyen ölsün!" demesi, İlker Yasin'in durumu idare etmek için "heyecandan dedi yanlış anlamayın" deyip renkten renge girmesi...
• Kompela'nın yarım yamalak Türkçesiyle canlı yayında "Bana p...venk diyo!" diye bağırması...
• Mahsun Kırmızıgül ile Seda Sayan'ın Reha Muhtar'la Show Haber'e telefonla bağlanmaları ve yaklaşık 3 saat boyunca "sen beni sevdin, ben seni sevmedim..." geyiklerini tüm Türkiye'ye canlı dinletmeleri...
• Defne Samyeli'nin gece haberlerini sunarken (1998), "oyuncak pandayla uçak kaçırma" olayında telefon bağlantısı yapıp "Panda canlı mıydı efendim?" diye sorması...
• Atilla Taş'ın David Copperfield'in "sahneden kaybolma" gösterisine katılıp Copperfield'e türlü türlü laflar sokması ve oyunun hilelerini nedensiz bir şekilde milyonlara açıklaması...
• Ümit Aktan'ın Japonya'ya gitmediği halde Cunda’daki yazlığından maç anlatması... (Not: Bu bir iddiaydı, olayın içyüzünü bir tek Ümit Aktan bilebilir...)
• Yıllar önce Hülya Avşar'ın Özcan Deniz'e ''Askerde cinsellik ihtiyacınızı nasıl gideriyordunuz?'' diye sorması ve Özcan Deniz'in ''Senin resimlerinle
hallediyorduk'' diye cevap vermesi...
• Ece Erken'in şarkıcı Kader'i konuk ettiği bir programda, onu Sezen Aksu'nun "Kader, kahpe kader ağlarını ördün mü..." şarkısıyla çağırması. Kader'in canlı yayında darmadağın olması, ve uzun bir süre kendini toparlayamaması...
• Zekeriya Beyaz'ın Ceviz Kabuğu'nda otelde porno film izlemesi hadisesine, "ne yaptıklarını anlamaya çalışıyordum" şeklindeki cevap vermesi ve akabinde gelişen olaylar zinciri...
• Kumkapı Cinayeti’nde öldürülen adamın karısının (Emine) karate dersinde hocasının, başındaki elma yerine kulağına "lönk!" diye indirdiği tekme (baba epey sağlam indirmişti!..)
• Sabah Şekerleri programını arayan Mehmet Ali Erbil'in konuk şarkıcıdan "Hani kızımız olacaktı..." adlı şarkıyı istemesi ve sunucu Özlem Yıldız'ın duygulanıp hüngür hüngür ağlaması...
• Ali Sami Alkış'ın, Ahmet Çakar ile sağlam kapışıp bir sonraki programda O’na "Bana, senden köpekler gibi özür diliyorum demedin mi?" diye sorması..
• Bülent Ersoy Hanımefendi'nin, klibinde oynatmak için seçtiği şahısın Bülent Ersoy ile magazin basınıyla röportaj yaparken yanlışlıkla Bülent Bey demesi, Bülent Ersoy'un feci şekilde bozulması, elemanın bu hatasını düzeltmek amacıyla Bir arkadaşım var Bülent diye, ondan ağzımdan kaçtı... demesi, fakat affedilmeyerek bir daha ekranlarda görünmemesi...
• Yıllar önce TRT2'de yayınlanan İkinci Lig Dosyası programında maç özetleri gösterilirken sessiz sakin akan skorların arasında ŞerefsizGötlekler şeklinde hayrete şayan bir ibare belirmesi. Ertesi gün
gazetelerde olayın iç yüzü açıklanmıştı: Yazılardan sorumlu şahıs programı hazırlayan diğer bir şahısla iddiaya tutuşuyor, yaparsın yapamazsın derken gazı alıp hayatının eylemini yapıyordu...
• 2002 Dünya Kupası için Kore'ye gitmekte olan Milli Takım yolcu uçağının Kazakistan'a zorunlu inmesi üzerine TRT haber spikerinin Kazakistan'daki muhabire soracak bir şey bulamayıp ''O zaman ben sana bir şey sorayım, orada şimdi saat kaç?'' diye sorması...
• Yayınında birçok teknik sorunun yaşandığı 06.12.2001 tarihli Galatasaray-Barcelona maçından sonra Mutluhan Sümer'in canlı yayında olduğunu fark etmeyip Star Tv teknik ekibine Sıçayım yaptığınız işin içine!.. diye (hem de epey sağlam bi vurguyla) küfrü basması...
• Çarkıfelek'in hediye standı bölümündeki yatağa önce Aysel Gürel, üstüne Mehmet Ali Erbil onun üstüne de İsmail Türüt'ün atlaması ve bu üçlemenin sonucunda Aysel Gürel'in kaburgalarının çatlaması...
• Reha Muhtar'ın telefonda Doğuş'a Türkiye'ye ne zaman döneceksin? diye sorması, Doğuş'un En kısa sürede geleceğim, çünkü her şeyi özledim, inanın sizi bile özledim! diye yanıt vermesi...
• Şifo Mehmet'in son dakikada gol attığı 2-2'lik tartışmalı FB-BJK maçından sonraki maç röportajlarında FB kalecisi Engin İpekoğlu'nun Bülent Karpat'ın yanına gelip Böyle bir şey var mı ya? Hakem bana ananı si..rim! dedi cümlesini açık ve seçik söylemesi...
• Sağlık Bakanı Osman Durmuş hazretlerinin gittiği hastanede koltuğunu kendisine vermeyen doktora 5 dakika boyunca elini kalorifer peteğine yaslamacezası vermesi, tüm haber kameralarının bu olayı görüntülemesi...
• Vatan Şaşmaz'ın, arkasındaki ekranda Noel Baba resmini anlatmak için Yılbaşındaki babamız kim? sorusunu soran takım arkadaşına Orhan Gencebay cevabını vermesi, ve her yılbaşı programlarda çıkıyor! savunmasıyla mantıkta yeni bir boyuta bodoslama dalması...
• Coşkun Aral'ın Haberci programında bir kabileye dostluğunu kanıtlamak, dolayısıyla kelleyi feda etmemek için tüm kabilenin tükürdüğü (hatta tükürmekle kalmadığı) tastan afiyetle bir yudum alması...
INTERNET REHBERİ
• Güner Ümit'in kadın kılığında Turnike sunması...
• Fatma Girik'in Söz Fato'da programında ilk tükürüşü...
• Medyum Memiş'in Medyum Keto'ya giriştiği saniyeler...
• Yıldo'nun Süpermen kılığında Turnike sunması... (yakışmıştı da!)
• Sadettin Teksoy'un kutuplarda kıbleyi arayıp namaz kılması...
• Kaan Yakuphan'ın haber sunduğu sırada arkasında bulunan dev panonun kafasına lonk diye inmesi...
• SEDA SAYAN'IN SABAH SABAH SEDA SAYAN PROGRAMINA TELEFONLA 70 YAŞINDA ADAMIN KATILMASI SEDA SAYAN'IN ŞAKA MAKSADIYLA BENİMLE EVLENİRMİSİN?? DİYE SORMASI VE ADAMIN DA SENİN A****na BİLE KORUM DİYE CANLI YAYINDA CVP VERMESİ
• Tolga Gariboğlu'nun Hugo yarışmacısı küçük bir çocuktan küfür yemesi...
• Sevda Demirel'in Hande Ataizi'ne tokatla dalması...
• Kenan Erçetingöz'ün Magazin Forever tanıtımında Cartel üyelerinin arasına dalıp rap yapması...
• Reha Muhtar'ın tavanda yürüyen sirk cambazı ile konuşurken ekranda kendi görüntüsünü ters çevirtmesi ve röportajı baş aşağı yapması...
• Kibariye'nin annesi ile meşhur "şofeöerrrr-şofeöerrrr" röportajı...
• Levent Kırca'nın açlık grevine başlaması, ertesi gün vazgeçmesi...
• Ali Sami Alkış'ın bir futbolcu için “Turgay Şeren'i koysan daha iyi oynar” demesi üzerine Turgay Şeren'in "yok ebenin.....!" şeklinde karşılık vermesi...
• Telegol programında, yorumcu Zekeriya Alp'in reklam arasında fenalaşarak hastaneye kaldırılmasının ardından Güntekin Onay ve Ziya Şengül'ün gülme krizine girmeleri...
• Reha Muhtar'ın efsanevi falcılar programında alkollü olduğuna dair iddialar üzerine 1 hafta sonraki programında canlı yayında alkol kontrolü yaptırması...
• Adının "Fenasi", soyadının "Kerim" olduğunu söyleyen şahsın Yıldo'nun canlı yayınına telefonla bağlanması. Yıldo'nun olaya, adamın adını ve soyadını birkaç kez söyledikten sonra uyanması...
• Cem Özer'in programında Nara isimli bir kadının şiir okurken soyunması...
• Erman Toroğlu'nun masa örtüsü bozması ceket giymesi ve ileride o ceketin moda olacağını iddia etmesi...
• Tarkan'ın kendisi ile röportaj yapan Savaş Ay'a canlı yayında "çişim geldi!" deyip çekip gitmesi...
• Kanal6'nın Ceviz Kabuğu'nun canlı yayını esnasında "Hulki Cevizoğlu'nun kanalımızla artık hiçbir ilgisi bulunmamaktadır!" şeklinde altyazı geçmesi...
• Prof. Mındıkoğlu'nun cinsiyet değiştirme ameliyatları ile ilgili katıldığı programda TRT stüdyosunu terk etmesi...
• Şevki Yılmaz'ın ele geçirilen kasetlerinde kriz geçirerek kendisine "komple" kurulduğunu iddia etmesi... (Bizim "Komple Teorileri"nin de isim babasıdır!)
• Ceviz Kabuğu'ndan görüşü alınmak üzere aranan kişinin Çiçek Pasajı'nda alem yapmaktayken canlı yayına katılması...
• Osman Durmuş'un mektup ile gelen şarbon tehlikesine karşı halkı bilgilendirmesi ve "aha işte bele açarsan bulaşır!.." diyerek mektubu paramparça etmesi...
• Euro96 eleme maçlarında milli takımın İsviçre'ye attığı golden sonra İlker Yasin’in "Şapka çıkartacaksınız şapkaaa!!!" diye bağırması...
• Şahane Pazar'da su altında nefes tutma yarışmasına katılan adamın boğulma tehlikesi geçirmesi ve bu süre boyunca herkesin "vay be adam rekoru ikiye katladı" deyip adama övgüler yağdırması...
• Bülend Karpat'ın "Hop Terelelli Tek Soruda 250" isimli yarışmada "Star öyle verir böyle verir, kazandırır..." diye naralar attıktan sonra elindeki telefonla canlı yayında Noter Nihat yerine bir vatandaşı araması ve vatandaşın Karpat'ı bayağı bir dinledikten sonra "ne diyon kardeşim burası ev!" demesi...
• Hakkı Bulut'un acısız arabeski tanıtmak için yaptığı program ve TRT yöneticilerinin girdikleri türlü türlü şekiller...
• Telegol programında Ahmet Çakar'ın “Beşiktaş hakkında birileri bir şeylerin olması için düğmeye basıyor” lafından bir hafta sonra Reha Muhtar'ın programa katılması ve yanında bir buton getirip Ahmet Çakar'la "lütfen düğmeye basar mısınız" diye alay etmesi. Ahmet Çakar'ın "soytarılığı bırakın!" diye çıkışması...
• Milli Takım'ın kaybettigi bir maçtan sonra Amigo Orhan'ın stadın içinde sinsi sinsi bekleyip zamanın teknik direktörü Mustafa Denizli'ye uçarak kafa atması.
• Erman Toroglu'nun "Kale Arkası" programında stüdyoya boylu boyunca
kale çizgisi niyetine tuvalet kağıdı serip oluşan o ilginç ortamda dakikalarca yorum yapması...
• TRT Hava Durumu spikeri rahmetli Ersin İmer'in "Donsuz Geceler" temennisinden sonra ekranlara veda etmek zorunda kalması...
• Türk-Japon haftasınde Habertürk'te program hazırlayan Meriç Köyatası ve Şener Üşümezsoy'un ekrana çıkardıkları Japonlarla geleneksel Japon halk dansı yapmaları, ardından da hep birlikte tekno müzik eşliğinde
trencilik oynamaları...
• Turgut Özal'ın "İcraatın İçinden" programında ilk kez "Tak bir kaset de havamızı bulalım Semra hanım..." demesi...
• İsmail Türüt'ün "Sıkı Dostlar" programında kendini kelebek sanarak cam sehpaya oturmak suretiyle sehpanın bütün yayın hayatına son vermesi...
• Sakıp Sabancı'nın kucağına bir hindi alıp "vak vak vak" şeklinde sesler çıkarması...
• Jülide Ateş'in sunduğu "Hop Terelelli" adlı yarışmada, yarışmacının "Bir ülkeyi temsil eden değerli kumaş parçası?" sorusuna "İngiliz kumaşı!" diye cevap vermesi, Jülide Ateş'in bu cevap üstüne gülme krizine girip, 2 reklam arası verilmesine rağmen kendine gelememesi...
• O zamanlar Galatasaray başkanı olan Ali Tanrıyar'ın bir şampiyonluk sonrası İlker Yasin'in uzattığı mikrofona "Galatasaray'ı sevmeyen ölsün!" demesi, İlker Yasin'in durumu idare etmek için "heyecandan dedi yanlış anlamayın" deyip renkten renge girmesi...
• Kompela'nın yarım yamalak Türkçesiyle canlı yayında "Bana p...venk diyo!" diye bağırması...
• Mahsun Kırmızıgül ile Seda Sayan'ın Reha Muhtar'la Show Haber'e telefonla bağlanmaları ve yaklaşık 3 saat boyunca "sen beni sevdin, ben seni sevmedim..." geyiklerini tüm Türkiye'ye canlı dinletmeleri...
• Defne Samyeli'nin gece haberlerini sunarken (1998), "oyuncak pandayla uçak kaçırma" olayında telefon bağlantısı yapıp "Panda canlı mıydı efendim?" diye sorması...
• Atilla Taş'ın David Copperfield'in "sahneden kaybolma" gösterisine katılıp Copperfield'e türlü türlü laflar sokması ve oyunun hilelerini nedensiz bir şekilde milyonlara açıklaması...
• Ümit Aktan'ın Japonya'ya gitmediği halde Cunda’daki yazlığından maç anlatması... (Not: Bu bir iddiaydı, olayın içyüzünü bir tek Ümit Aktan bilebilir...)
• Yıllar önce Hülya Avşar'ın Özcan Deniz'e ''Askerde cinsellik ihtiyacınızı nasıl gideriyordunuz?'' diye sorması ve Özcan Deniz'in ''Senin resimlerinle
hallediyorduk'' diye cevap vermesi...
• Ece Erken'in şarkıcı Kader'i konuk ettiği bir programda, onu Sezen Aksu'nun "Kader, kahpe kader ağlarını ördün mü..." şarkısıyla çağırması. Kader'in canlı yayında darmadağın olması, ve uzun bir süre kendini toparlayamaması...
• Zekeriya Beyaz'ın Ceviz Kabuğu'nda otelde porno film izlemesi hadisesine, "ne yaptıklarını anlamaya çalışıyordum" şeklindeki cevap vermesi ve akabinde gelişen olaylar zinciri...
• Kumkapı Cinayeti’nde öldürülen adamın karısının (Emine) karate dersinde hocasının, başındaki elma yerine kulağına "lönk!" diye indirdiği tekme (baba epey sağlam indirmişti!..)
• Sabah Şekerleri programını arayan Mehmet Ali Erbil'in konuk şarkıcıdan "Hani kızımız olacaktı..." adlı şarkıyı istemesi ve sunucu Özlem Yıldız'ın duygulanıp hüngür hüngür ağlaması...
• Ali Sami Alkış'ın, Ahmet Çakar ile sağlam kapışıp bir sonraki programda O’na "Bana, senden köpekler gibi özür diliyorum demedin mi?" diye sorması..
• Bülent Ersoy Hanımefendi'nin, klibinde oynatmak için seçtiği şahısın Bülent Ersoy ile magazin basınıyla röportaj yaparken yanlışlıkla Bülent Bey demesi, Bülent Ersoy'un feci şekilde bozulması, elemanın bu hatasını düzeltmek amacıyla Bir arkadaşım var Bülent diye, ondan ağzımdan kaçtı... demesi, fakat affedilmeyerek bir daha ekranlarda görünmemesi...
• Yıllar önce TRT2'de yayınlanan İkinci Lig Dosyası programında maç özetleri gösterilirken sessiz sakin akan skorların arasında ŞerefsizGötlekler şeklinde hayrete şayan bir ibare belirmesi. Ertesi gün
gazetelerde olayın iç yüzü açıklanmıştı: Yazılardan sorumlu şahıs programı hazırlayan diğer bir şahısla iddiaya tutuşuyor, yaparsın yapamazsın derken gazı alıp hayatının eylemini yapıyordu...
• 2002 Dünya Kupası için Kore'ye gitmekte olan Milli Takım yolcu uçağının Kazakistan'a zorunlu inmesi üzerine TRT haber spikerinin Kazakistan'daki muhabire soracak bir şey bulamayıp ''O zaman ben sana bir şey sorayım, orada şimdi saat kaç?'' diye sorması...
• Yayınında birçok teknik sorunun yaşandığı 06.12.2001 tarihli Galatasaray-Barcelona maçından sonra Mutluhan Sümer'in canlı yayında olduğunu fark etmeyip Star Tv teknik ekibine Sıçayım yaptığınız işin içine!.. diye (hem de epey sağlam bi vurguyla) küfrü basması...
• Çarkıfelek'in hediye standı bölümündeki yatağa önce Aysel Gürel, üstüne Mehmet Ali Erbil onun üstüne de İsmail Türüt'ün atlaması ve bu üçlemenin sonucunda Aysel Gürel'in kaburgalarının çatlaması...
• Reha Muhtar'ın telefonda Doğuş'a Türkiye'ye ne zaman döneceksin? diye sorması, Doğuş'un En kısa sürede geleceğim, çünkü her şeyi özledim, inanın sizi bile özledim! diye yanıt vermesi...
• Şifo Mehmet'in son dakikada gol attığı 2-2'lik tartışmalı FB-BJK maçından sonraki maç röportajlarında FB kalecisi Engin İpekoğlu'nun Bülent Karpat'ın yanına gelip Böyle bir şey var mı ya? Hakem bana ananı si..rim! dedi cümlesini açık ve seçik söylemesi...
• Sağlık Bakanı Osman Durmuş hazretlerinin gittiği hastanede koltuğunu kendisine vermeyen doktora 5 dakika boyunca elini kalorifer peteğine yaslamacezası vermesi, tüm haber kameralarının bu olayı görüntülemesi...
• Vatan Şaşmaz'ın, arkasındaki ekranda Noel Baba resmini anlatmak için Yılbaşındaki babamız kim? sorusunu soran takım arkadaşına Orhan Gencebay cevabını vermesi, ve her yılbaşı programlarda çıkıyor! savunmasıyla mantıkta yeni bir boyuta bodoslama dalması...
• Coşkun Aral'ın Haberci programında bir kabileye dostluğunu kanıtlamak, dolayısıyla kelleyi feda etmemek için tüm kabilenin tükürdüğü (hatta tükürmekle kalmadığı) tastan afiyetle bir yudum alması...
INTERNET REHBERİ
Çarşamba, Mart 05, 2008
En Güzel Zincir Mail
Son günlerde bana gelen en güzel e-posta. Ancak bana gönderen kişi ne yazık ki forward eden kişi aşağıdaki uyarıları dinlememiş ve yine onlarca mail adresini göstere göstere göndermiş. Herneyse isimsiz kahraman E.D.'ye teşekkür ediyorum. Inbox Haşareleri faydalı forward mesajı gururla sunar.
Bu mail seninle birlikte yaklaşık 150 kişiye daha forward edildi,lakin gördüğün gibi mailin içinde başkasına ait tek bir mail adresi yok,aşağıdaki gerekçelerle birbirimize forward edip durduğumuz maillerin tek amacı,birilerinin bizim ve arkadaşlarımızın aktif olan adreslerini ele geçirmektir.Buna mani olmak için yapılacak şey maili forward ederken içinde yazılı adresleri silivermek ve adresleri yazdığınız yerin üstünde görüvereceğiniz bilgi ve gizli alanlarını göster linkine tıklayıverdikten sonra göndereceğiniz adresleri gizli bölümüne girivermektir.Kolay geliversin.Selametle...E.D.
UYANIN ARTIK!!!
Yeter. Bu kadar saf olmayın artık...Bu kadar dikkatsiz davranarak milletin ekmeğine yağ sürmeyin artık. Saflığın boyutu ileri derecelerde...
Neden mi bahsediyorum? Tabii ki güzel memleketimin saf internet kullanıcılarından.
Sevgili arkadaşlarım lütfen mail yollarken aklımızı kullanmayı ihmal etmeyelim;
1. Bir maili 10 kişiye gönderirseniz dileğiniz yerine gelmez!
2. Bir yerde oy kullandığınız için Türkiye'de bir kanun teklifi yasalaşmaz!
3. Bir yere üye olduğunuz için fidan dikilmez!
4. Bir maili ne kadar çok kişiye gönderirseniz o maili microsoft veya aol gibi büyük firmalar takip edip o kadar para yardımı falan yapmaz!
5.Microsoft servetini falan dağıtmıyor arkadaşlar!
6. Etibank amerika tarafından cok ucuza kapatılıyormus.Etibank ın elindeki bor madenleri yok pahasına gidicekmis, cünkü bor madeniyle calısan araba üretilmis!!! arkadaslar öyle bir araba üretilmedi...Neden böyle bi habere sadece sanal ortamda rastladıgınızı bir düsünün lütfen!...
7. Domino's Pizza domuz yağı/eti kullanmıyor!
8. Gerçekte yardım bekleyen yanan bir çocuk yok. Varsa da aynı çocuk geçen sene zaten bir kez yanmıştı!
9. Hastanede kan bekleyen öyle bir vatandaşımız yok,ilk önce bahsi gecen kisilerle irtibata gecip mailin dogrulugunu onaylayın, sonra yollayın..illa yardımcı olmak istiyorsanız gidin kızılaya kan verin..!
10. Kokakolayı tersten okuyup yorumlayabilen arkadaşlarımızı da ödüllendirmek istiyoruz.
11. Doları katlayınca pentagonun yanmış resmi oluyormuş. Az daha katlayınca ikiz kulelerin yanmış şekli çıkıyormuş. Evet arkadaşlar bunu da gördük ki dolar, pentagon ve ikiz kulelerin inşasından çok daha önce şu andaki halini almış )
12. 'Bu maili sana yollayana da yolla. Dostluğumuz pekişsin'diyenlere sesleniyorum. Aynı maili göndermeyin. Başka şey yollayın kardeşim! Aynı maili geri gönderince pekisen dostluk olmaz olsun..
13. Nike logosunda aslında Allah yazısı gizliymiş. Biz baktık. Göremedik
14. Türk polisi e-posta trafiğini takip etmiyor!
15. Sinemada koltuğumuzun altına aids virüsü taşıyan iğne yerleştirebilen psikopat arkadaşlarımız varmış. Bu kişilerin devlet tarafından halk eğitim merkezlerinde el sanatları alanında hoca olarak istihdam edilmelerini istiyoruz.
16. MSN Listenize biri eklendiği taktirde ciddi problemlerle karşı karşıya kalma riskiniz, söz konusu hacker sizi kafaya takmışsa zaten yeterli düzeydedir. Korkmanıza gerek yok. Size birinin zarar verebilmesi için msn kullanmak gerekli değildir
17. MSN paralı olmuyor. Logo mogo maviyken yeşile veya mora dönmüyor. Bir yere tıklamanız da gerekmiyor!
18. Erkek milletini yeren, kız milletini öven mailler erkek icadıdır. Maksat kız msn'i topalamaktır arkadaşlar!
19. israilli bilim adamlarının sivri sinek dna'sıyla oynayıp süper kan emici,on kat daha dayanıklı hale getirdiği ve komşu ülkelerin türkiyede dahil dna
haritasını çıkartmakta kullanacağı casus sivrisinek olayı... Tabi mesajın sonlarındaki damarlamızdaki asil kanı kirletmeye yönelik böyle bi girişimi
kemalist gençliğin asla kabul etmeyeceği vurgusu karşılıklı akıl sağlığı dilekleriyle vedalaşmamıza yol açmıştır.
20. 1987'den beri dolaşan mail diye bir şey . O dönemde mail yoktu!
21. Klavyemizdeki 'w, h, k, ğ' tuşları paralı olmayacak. Bunun için sitelere girip millete hit kazandırmayın!
22. Petrol rezervlerimizin üzerine amerika civa döküp kuyuları kapatmış. Arkadaşlar cıva sıvı bir madendir. Tamam ağır ama sıvı!
23. Rus hackerler Türk hackerlara savaş falan açmadı. Açsa da ucu bize dokunmaz!
24. Sizi kimse telefonunuzu kontrol etmek için arayıp sizin kimlik bilgilerinize erişmek için kullanamaz. Faturasını falan da sizin hesabınıza böyle bir sekilde yansıtamaz.
INTERNET REHBERİ
Bu mail seninle birlikte yaklaşık 150 kişiye daha forward edildi,lakin gördüğün gibi mailin içinde başkasına ait tek bir mail adresi yok,aşağıdaki gerekçelerle birbirimize forward edip durduğumuz maillerin tek amacı,birilerinin bizim ve arkadaşlarımızın aktif olan adreslerini ele geçirmektir.Buna mani olmak için yapılacak şey maili forward ederken içinde yazılı adresleri silivermek ve adresleri yazdığınız yerin üstünde görüvereceğiniz bilgi ve gizli alanlarını göster linkine tıklayıverdikten sonra göndereceğiniz adresleri gizli bölümüne girivermektir.Kolay geliversin.Selametle...E.D.
UYANIN ARTIK!!!
Yeter. Bu kadar saf olmayın artık...Bu kadar dikkatsiz davranarak milletin ekmeğine yağ sürmeyin artık. Saflığın boyutu ileri derecelerde...
Neden mi bahsediyorum? Tabii ki güzel memleketimin saf internet kullanıcılarından.
Sevgili arkadaşlarım lütfen mail yollarken aklımızı kullanmayı ihmal etmeyelim;
1. Bir maili 10 kişiye gönderirseniz dileğiniz yerine gelmez!
2. Bir yerde oy kullandığınız için Türkiye'de bir kanun teklifi yasalaşmaz!
3. Bir yere üye olduğunuz için fidan dikilmez!
4. Bir maili ne kadar çok kişiye gönderirseniz o maili microsoft veya aol gibi büyük firmalar takip edip o kadar para yardımı falan yapmaz!
5.Microsoft servetini falan dağıtmıyor arkadaşlar!
6. Etibank amerika tarafından cok ucuza kapatılıyormus.Etibank ın elindeki bor madenleri yok pahasına gidicekmis, cünkü bor madeniyle calısan araba üretilmis!!! arkadaslar öyle bir araba üretilmedi...Neden böyle bi habere sadece sanal ortamda rastladıgınızı bir düsünün lütfen!...
7. Domino's Pizza domuz yağı/eti kullanmıyor!
8. Gerçekte yardım bekleyen yanan bir çocuk yok. Varsa da aynı çocuk geçen sene zaten bir kez yanmıştı!
9. Hastanede kan bekleyen öyle bir vatandaşımız yok,ilk önce bahsi gecen kisilerle irtibata gecip mailin dogrulugunu onaylayın, sonra yollayın..illa yardımcı olmak istiyorsanız gidin kızılaya kan verin..!
10. Kokakolayı tersten okuyup yorumlayabilen arkadaşlarımızı da ödüllendirmek istiyoruz.
11. Doları katlayınca pentagonun yanmış resmi oluyormuş. Az daha katlayınca ikiz kulelerin yanmış şekli çıkıyormuş. Evet arkadaşlar bunu da gördük ki dolar, pentagon ve ikiz kulelerin inşasından çok daha önce şu andaki halini almış )
12. 'Bu maili sana yollayana da yolla. Dostluğumuz pekişsin'diyenlere sesleniyorum. Aynı maili göndermeyin. Başka şey yollayın kardeşim! Aynı maili geri gönderince pekisen dostluk olmaz olsun..
13. Nike logosunda aslında Allah yazısı gizliymiş. Biz baktık. Göremedik
14. Türk polisi e-posta trafiğini takip etmiyor!
15. Sinemada koltuğumuzun altına aids virüsü taşıyan iğne yerleştirebilen psikopat arkadaşlarımız varmış. Bu kişilerin devlet tarafından halk eğitim merkezlerinde el sanatları alanında hoca olarak istihdam edilmelerini istiyoruz.
16. MSN Listenize biri eklendiği taktirde ciddi problemlerle karşı karşıya kalma riskiniz, söz konusu hacker sizi kafaya takmışsa zaten yeterli düzeydedir. Korkmanıza gerek yok. Size birinin zarar verebilmesi için msn kullanmak gerekli değildir
17. MSN paralı olmuyor. Logo mogo maviyken yeşile veya mora dönmüyor. Bir yere tıklamanız da gerekmiyor!
18. Erkek milletini yeren, kız milletini öven mailler erkek icadıdır. Maksat kız msn'i topalamaktır arkadaşlar!
19. israilli bilim adamlarının sivri sinek dna'sıyla oynayıp süper kan emici,on kat daha dayanıklı hale getirdiği ve komşu ülkelerin türkiyede dahil dna
haritasını çıkartmakta kullanacağı casus sivrisinek olayı... Tabi mesajın sonlarındaki damarlamızdaki asil kanı kirletmeye yönelik böyle bi girişimi
kemalist gençliğin asla kabul etmeyeceği vurgusu karşılıklı akıl sağlığı dilekleriyle vedalaşmamıza yol açmıştır.
20. 1987'den beri dolaşan mail diye bir şey . O dönemde mail yoktu!
21. Klavyemizdeki 'w, h, k, ğ' tuşları paralı olmayacak. Bunun için sitelere girip millete hit kazandırmayın!
22. Petrol rezervlerimizin üzerine amerika civa döküp kuyuları kapatmış. Arkadaşlar cıva sıvı bir madendir. Tamam ağır ama sıvı!
23. Rus hackerler Türk hackerlara savaş falan açmadı. Açsa da ucu bize dokunmaz!
24. Sizi kimse telefonunuzu kontrol etmek için arayıp sizin kimlik bilgilerinize erişmek için kullanamaz. Faturasını falan da sizin hesabınıza böyle bir sekilde yansıtamaz.
INTERNET REHBERİ
Cuma, Şubat 22, 2008
Marmara Deprem Uyarısı

Arkadaşlar bu adam karıncalardan deprem tahmini yapan birisi. Sitesini incelemenizi tavsiye ederim. Üye olduğum için bana düzenli olarak yorumları geliyor. Bugün gelen yorumlarında yabancı iki arastırmacının ve İTÜ'nun deprem tahminlerini vermis. Bizim karincaciya göre de Marmara'da bir deprem olma ihtimali var ama İstanbul'da yok dedi.Adamın tezine göre, karıncalar radon gazı ve diğer değisimleri hissediyor. Aslında bütün hayvanlar hisediyor ama karıncalar daha duyarlı. Bu adamcağız bahçesinde bilmem kaç tane karınca kolonisi besliyor. Ayrıca evin içinde de koloni dolu. Adamın karısı pes etmis artık ses çıkarmiyor. Uzun bir süredir takip ediyorum tahminleri çoğu kez tutuyor. Üye olduğunuz zaman günlük gözlem ve tahminleri yaptığı sayfaya girmenize izin veriyor. Üyelik için bastan para istemiyordu. Ama düzenli olarak cep telefonlarına sms attığı için artık para istiyormus. Bide bahçenin, internet sitesinin masrafı falan oluyor biraz dedi. Yanılmıyorsam aylık 2 ytl falan bisey istiyor. O da sms'lerin parası diyor. Sonuç itibariyle marmarada bu hafta deprem bekleniyor. Bu ve diğer arastırmacılara göre. Eğer biraz para biriktirirsem kamera sistemi kurcam bahçeye, üyeler online olarak karıncaları gözlemleyecek diyor. Tezine göre, karıncalar değisiklik hissetiği zaman, huysuzlaniyor. Yuvalarını terk ediyor. birbirleriyle kavga ediyor ve sebepsiz ölüyorlar. Yürüyüsleri falan değisiyor, kızgın sac üzerinde yürür gibi hareket ediyorlar. Buda onların bu durumunu inceleyip tahmin yapiyor. Farklı türde karıncaları var beslediği. Tezine göre, her tür baska bölgeye duyarlı. Mesela bilmem ne türü karınca Marmara'ya, diğeri Akdeniz'e duyarlı... Falan filan...
Uzun zamandır bu tarz spam mailler yayınlamıyorduk. İyi oldu böyle enteresan birşey geldi. Girişte illüstrasyonda biraz dalga geçtik ama deprem ciddi birşey. Binlerce insanın acısı ve korkusu var. Ortalıkta böyle spam mesajlar dolaşması hoş değil.
INTERNET REHBERİ
Uzun zamandır bu tarz spam mailler yayınlamıyorduk. İyi oldu böyle enteresan birşey geldi. Girişte illüstrasyonda biraz dalga geçtik ama deprem ciddi birşey. Binlerce insanın acısı ve korkusu var. Ortalıkta böyle spam mesajlar dolaşması hoş değil.
INTERNET REHBERİ
Pazartesi, Ocak 14, 2008
Kendi Azotunu Kendin Üret!
Sn. İlgili,
Öncelikle, azot gazı sizi hiç ilgilendirmiyorsa verdiğimiz rahatsızlık için özür dileriz. Bu mesajı daha fazla okumadan silebilirsiniz.
Azot gazı kullanıyorsanız veya kullanmak istiyorsanız bu mesaj sizin içindir.
İki yıllık titiz bir çalışmayla ülkemiz şartlarına uygun olarak geliştirdiğimiz %100 Türk mühendis ve sermayesinin ürünü ÖZAK AZOT ÜRETECİNİ kısa bir süre için çok özel tanıtım fiyatlarıyla kullanımınıza sunmaktan kıvançlıyız.
Bir ÖZAK AZOT ÜRETECİ edinerek azota para ödemekten sonsuza dek kurtulabilirsiniz. İhtiyacınız ne olursa olsun size göre bir ÖZAK AZOT ÜRETECİ mutlaka vardır.
Daha fazla bilgi ve teklif için lütfen bizi arayınız.
Saygılarımızla,
HAŞERE AVCISI: Zaten ben de kuduruyordum evde azot nasıl üretirim diye. Maili gönderdiniz rahatladım.
Öncelikle, azot gazı sizi hiç ilgilendirmiyorsa verdiğimiz rahatsızlık için özür dileriz. Bu mesajı daha fazla okumadan silebilirsiniz.
Azot gazı kullanıyorsanız veya kullanmak istiyorsanız bu mesaj sizin içindir.
İki yıllık titiz bir çalışmayla ülkemiz şartlarına uygun olarak geliştirdiğimiz %100 Türk mühendis ve sermayesinin ürünü ÖZAK AZOT ÜRETECİNİ kısa bir süre için çok özel tanıtım fiyatlarıyla kullanımınıza sunmaktan kıvançlıyız.
Bir ÖZAK AZOT ÜRETECİ edinerek azota para ödemekten sonsuza dek kurtulabilirsiniz. İhtiyacınız ne olursa olsun size göre bir ÖZAK AZOT ÜRETECİ mutlaka vardır.
Daha fazla bilgi ve teklif için lütfen bizi arayınız.
Saygılarımızla,
HAŞERE AVCISI: Zaten ben de kuduruyordum evde azot nasıl üretirim diye. Maili gönderdiniz rahatladım.
Salı, Kasım 13, 2007
LC Waikiki Duyurusu
KAMUOYUNA DUYURU
Son günlerde internette dolaşan bazı e-postalarda ve mesaj programlarında LC Waikiki markasının satıldığı yönünde bir iddia yer almaktadır.
Şirketimizin itibarını sarsmaya ve başarısını gölgelemeye yönelik bu iddianın asılsız olduğunu, yayınlayan ve dağıtanlar hakkında yasal işlem başlatıldığını kamuoyuna duyururuz.
Misyonu ülkemizin kalkınmasına katkıda bulunmak ve vizyonu bir Türk markasını Dünya 1. ligine çıkartmak olan grubumuzun tarihçesi, başarıları ve sosyal yardımları hakkında daha detaylı bilgiyi, tanıtım filmimizi seyrederek veya sitemizin kurumsal bölümünü inceleyerek elde edebilirsiniz.
Saygılarımızla,
Tema Holding Yönetim Kurulu
Spam ve zincir mesajları depoladığımız bu sitede kimi zaman sizlere asılsız söylentileri açıklıyoruz. Yakın zamanda Danone, Seven Hill, HSBC Bank ve diğer bazı kurumlar hakkında ilginç ve asılsız söylentiler dolaşmaya başlamıştı. En son mağdur ise LC Waikiki oldu. Şirket en sonunda yukarıdaki açıklamayı yayınlamak zorunda kalmış.
Son günlerde internette dolaşan bazı e-postalarda ve mesaj programlarında LC Waikiki markasının satıldığı yönünde bir iddia yer almaktadır.
Şirketimizin itibarını sarsmaya ve başarısını gölgelemeye yönelik bu iddianın asılsız olduğunu, yayınlayan ve dağıtanlar hakkında yasal işlem başlatıldığını kamuoyuna duyururuz.
Misyonu ülkemizin kalkınmasına katkıda bulunmak ve vizyonu bir Türk markasını Dünya 1. ligine çıkartmak olan grubumuzun tarihçesi, başarıları ve sosyal yardımları hakkında daha detaylı bilgiyi, tanıtım filmimizi seyrederek veya sitemizin kurumsal bölümünü inceleyerek elde edebilirsiniz.
Saygılarımızla,
Tema Holding Yönetim Kurulu
Spam ve zincir mesajları depoladığımız bu sitede kimi zaman sizlere asılsız söylentileri açıklıyoruz. Yakın zamanda Danone, Seven Hill, HSBC Bank ve diğer bazı kurumlar hakkında ilginç ve asılsız söylentiler dolaşmaya başlamıştı. En son mağdur ise LC Waikiki oldu. Şirket en sonunda yukarıdaki açıklamayı yayınlamak zorunda kalmış.
Çarşamba, Ekim 03, 2007
Dünyanın en güçlü yapay zekası

Aylin Yorulmaz, sen o bilgisayar mühendisliği diplomasını hemen üniversiteye iade et. De ki, beni 4 yıl okuttunuz ama ben halen bilgisayar bilimlerinin temellerini çözemedim.
Hani anlamasak yutacağız, ama haber muhtemelen yutacak onbinlerce kişi için hazırlanmış. Zaten Aylin Yorulmaz diye birisi de muhtemelen yok. Az çok bu işin içerisinde olan biri bilir ki, bırakın böyle bir teknolojiyi, buna yakın bir sistemi geliştirmek bile şu anda mümkün değil. Öncelikle tüm Web'i Google botlarından bile daha iyi tarayabilecek ve anında tüm anketleri bulabilecek bir indeksleme sistemi geliştireceksiniz. Bu sistem arama yaparken, yalnızca anketleri ve Türkçe olanları bulacak. Sonra soru cümlesini alıp yorumlayacak ve AKP lehine verilebilecek cevapları geliştirecek. Ardından anket cevapları içerisinden bu uygun cevabı bulacak. Tüm bunları yapan kişi veya kişiler de, dünyanın en zengin insanları olmak yerine, bu ulvi görev için çalışacaklar. Ne cevherler varmış şu ülkede de haberimiz yokmuş. Yazık.
Cuma, Eylül 28, 2007
Hollywood Klişesi Türkiye'de Olursa
hollywood'un 46 kez işlediği, "uçakta pilotlar ölür ya da bayılır,
yolculardan biri (mümkünse bir çocuk) telsiz talimatlarıyla
uçağı sağ salim indirir" klişesinin otobüse uyarlanmış hali.
- aloo, aloo, abi ben kamil koc istanbul-ankara otobüsünden arıyorum.
kaptan molada içkiyi fazla kaçırdı herhalde, uyuyor şimdi.
+ evlat sakin ol, muavin orda mı?
- hayır, otobüste değil, tanrım ona ne olduğu konusunda hiçbir
fikrim yok!
+ tamam evlat, hiç korkma, sizi kurtaracağız. şimdi şoförü
yavaşça
koltuktan yana çek, sen oturacaksın onun yerine.
- ama onu yana çekersem düşer, kendinde değil!
+ düşsün pezevenk! oraya senin oturman lazım.
- tamam, oturdum. şimdi ne yapmalıyım?
+ direksiyonu tut, ne çok sıkı ne çok gevşek.
- tuttum. çok eğlenceli görünüyor ehu
+ evlat, ciddi ol, 40 yolcunun hayatı senin elinde. şimdi; önündeki
+ panelde
bir çok gösterge var değil mi? tam ortadaki büyük olana bak, ne
yazıyor
orda?
- bismillahirrahmanirrahim.
+ hayır göstergenin üstündeki yazıya değil göstergeye bak! hız
+ göstergesine
bak, kaçla gittiğinizi görebiliyor musun?
- sıfır.
+ nasıl sıfır? dikkatli bak.
- sıfır, gerçekten sıfır. ölecek miyiz?
+ otobüs duruyor mu gidiyor mu bunu söyle bana seni kuş beyinli!
- duruyooor
+ kalk s*kt*r git eş*şoğlueş*ek! bize de panik yaptırdın. şoför
uyanınca
devam edersiniz.
yolculardan biri (mümkünse bir çocuk) telsiz talimatlarıyla
uçağı sağ salim indirir" klişesinin otobüse uyarlanmış hali.
- aloo, aloo, abi ben kamil koc istanbul-ankara otobüsünden arıyorum.
kaptan molada içkiyi fazla kaçırdı herhalde, uyuyor şimdi.
+ evlat sakin ol, muavin orda mı?
- hayır, otobüste değil, tanrım ona ne olduğu konusunda hiçbir
fikrim yok!
+ tamam evlat, hiç korkma, sizi kurtaracağız. şimdi şoförü
yavaşça
koltuktan yana çek, sen oturacaksın onun yerine.
- ama onu yana çekersem düşer, kendinde değil!
+ düşsün pezevenk! oraya senin oturman lazım.
- tamam, oturdum. şimdi ne yapmalıyım?
+ direksiyonu tut, ne çok sıkı ne çok gevşek.
- tuttum. çok eğlenceli görünüyor ehu
+ evlat, ciddi ol, 40 yolcunun hayatı senin elinde. şimdi; önündeki
+ panelde
bir çok gösterge var değil mi? tam ortadaki büyük olana bak, ne
yazıyor
orda?
- bismillahirrahmanirrahim.
+ hayır göstergenin üstündeki yazıya değil göstergeye bak! hız
+ göstergesine
bak, kaçla gittiğinizi görebiliyor musun?
- sıfır.
+ nasıl sıfır? dikkatli bak.
- sıfır, gerçekten sıfır. ölecek miyiz?
+ otobüs duruyor mu gidiyor mu bunu söyle bana seni kuş beyinli!
- duruyooor
+ kalk s*kt*r git eş*şoğlueş*ek! bize de panik yaptırdın. şoför
uyanınca
devam edersiniz.
Pazar, Eylül 09, 2007
Dünyanın En Rahat ve Ergonomik Kalemi
Pazar, Eylül 02, 2007
Dünyanın En Büyük Gemisi: Queen Mary 2



Queen Mary 2'nin uzunluğunu esas aldığınızda üç futbol sahasına eşit. Uzunluğu ise tam 345 Metre. Gemide çok güzel bir spor kulübü var ama kullanmanıza hiç gerek yok, Queen Mary 2’nin güvertesinde bir tur attığınızda 620 metre yol kat etmiş oluyorsunuz
Geminin motorları 1570 arabanın motoruna, jeneratörleri ise 200.000 kişilik bir şehrin elektrik ihtiyacına karşılık verecek biçimde yapılmış. Maksimum hızı 55 km. Gemi 5 milyon dolar (7.5 trilyon TL) değerinde sanat eserleriyle süslenmiş. İki katlı restoranı 1350 kişilik. Yerlerde toplam 250.000 metrekare halı kullanılmış. 1310 kabin ve 1420 personel var. Yolcu kapasitesi ise 2620. Gemi yaklaşık 1 Milyar Dolar'a (1.5 katrilyon TL) malolmuş. Bu transatlantik denizlerdeki ilk Canyon Ranch Kaplıca Kulübüne, güneş sistemini canlandıran uzay kubbesine, en büyük balo salonuna, en büyük kütüphaneye, iki katlı tiyatro salonuna, beş adet kapalı ve açık yüzme havuzuna, jakuzilere, butiklere ve geniş çocuk bahçelerine sahip.
Geminin motorları 1570 arabanın motoruna, jeneratörleri ise 200.000 kişilik bir şehrin elektrik ihtiyacına karşılık verecek biçimde yapılmış. Maksimum hızı 55 km. Gemi 5 milyon dolar (7.5 trilyon TL) değerinde sanat eserleriyle süslenmiş. İki katlı restoranı 1350 kişilik. Yerlerde toplam 250.000 metrekare halı kullanılmış. 1310 kabin ve 1420 personel var. Yolcu kapasitesi ise 2620. Gemi yaklaşık 1 Milyar Dolar'a (1.5 katrilyon TL) malolmuş. Bu transatlantik denizlerdeki ilk Canyon Ranch Kaplıca Kulübüne, güneş sistemini canlandıran uzay kubbesine, en büyük balo salonuna, en büyük kütüphaneye, iki katlı tiyatro salonuna, beş adet kapalı ve açık yüzme havuzuna, jakuzilere, butiklere ve geniş çocuk bahçelerine sahip.
Bedava Sony Ericsson Telefon
Our main competitor, Nokia, is giving free mobile phones away on the Internet. Here at Ericsson we want to counter their offer. So we are giving our newest WAP-phones away as well. They are specially developed for Internet happy customers who value cutting edge technology. By giving free phones away, we get valuable customer feedback and a great Word-of-Mouth effect. All you have to do, is to forward this message to 8 friends. After two weeks delivery time, you will receive a Ericsson T18. If you forward it to 20 friends, you will receive the brand new Ericsson R320 WAP-phone.
Yukarıdaki mesajda kısaca deniyorki, rakibimiz Nokia'ya inat biz herkese bedava telefon verecez. Yapmanız gereken tek şey, bu mesajı 8 kişiye göndermek. Hadi siz de gönderin, bedava telefonunuz adresinize gelsin. Aha bu sitenin linkini verin ben bizzat gönderecem telefon şeysini...
Yukarıdaki mesajda kısaca deniyorki, rakibimiz Nokia'ya inat biz herkese bedava telefon verecez. Yapmanız gereken tek şey, bu mesajı 8 kişiye göndermek. Hadi siz de gönderin, bedava telefonunuz adresinize gelsin. Aha bu sitenin linkini verin ben bizzat gönderecem telefon şeysini...
Salı, Ağustos 21, 2007
Optik Fareler Kansere Neden Oluyor
Subject: Optical mouse can cause cancer
The convinience of using optical mouse eventually coz dangerous side effect. After Three years from the first launch by microsoft, have been found thousand of cases - hands tissue coz by mouse radiation.
Bu şekilde başlayan spam e-postamız, optik farelerin yaydıkları radyasyon sebebiyle ellerde kanser başlangıcı tespit edilmiş miş miş miş.....
Öte yandan süper zeki embesilimiz, optik farelerin altında aslında yüksek çözünürlüklü bir kamera bulunduğunu, ve kırmızı led lamba sayesinde bu kameranın yerdeki küçük değişimleri algılayarak çalıştığını, yani radyasyona sebep olacak bir halt olmadığını atlamış. Bu yüksek çözünürlüklü kamerada zaten onun beynini tespit etmeyi atlamış.
Bunlara inanmayın, birbirinize göndermeyin, adamı da deli etmeyin.
The convinience of using optical mouse eventually coz dangerous side effect. After Three years from the first launch by microsoft, have been found thousand of cases - hands tissue coz by mouse radiation.
Bu şekilde başlayan spam e-postamız, optik farelerin yaydıkları radyasyon sebebiyle ellerde kanser başlangıcı tespit edilmiş miş miş miş.....
Öte yandan süper zeki embesilimiz, optik farelerin altında aslında yüksek çözünürlüklü bir kamera bulunduğunu, ve kırmızı led lamba sayesinde bu kameranın yerdeki küçük değişimleri algılayarak çalıştığını, yani radyasyona sebep olacak bir halt olmadığını atlamış. Bu yüksek çözünürlüklü kamerada zaten onun beynini tespit etmeyi atlamış.
Bunlara inanmayın, birbirinize göndermeyin, adamı da deli etmeyin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















