Gazete Küpürü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gazete Küpürü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Salı, Mart 03, 2009
Pazartesi, Kasım 24, 2008
En ilginç ve komik gazete ilanları
Bu ilanlar zaten ancak Türkiye’de olurdu. Millet ne yapacağını şaşırmış. Eskiden Okan Bayülgen bu tarz ilanları okuyordu diye hatırlıyorum. Medya arkasından sonra bir de bu ilanlara yer verse tekrar.
Pazartesi, Ocak 14, 2008
Kocam Bana Yakışmıyor
Salı, Eylül 18, 2007
Cuma, Ağustos 24, 2007
Perşembe, Temmuz 26, 2007
Güneşin En Son Çekilmiş Görüntüsü
Cuma, Haziran 22, 2007
Bunları Biliyor muydunuz?
Biliyormusun?
Kendi dirseğini yalamanın imkansız olduğunu
Ördeğin vakvaklamasının yankı yaratmadığını ve bunu kimsenin açıklayamadığını
Dünyadaki fotokopi makinelerinde meydana gelen arızaların %23 ünün, makinenin üstüne oturup kendi popolarının fotokopisini çekmek isteyen insanlar sayesinde meydana geldiğini.
Yaşamın boyunca uyku sırasında yaklaşık 70 böcek ve 10 örümcek yiyeceğini (Mmmmh!!:)
İdrarın zifiri karanlıkta parladığını.
Eğer çok şiddetli hapşırırsan, kaburgalarından birini kırabileceğini.
Hapşırmayı engellemeye calışırsan, başındaki veya boynundaki damarlardan birinin yırtılabileceğini ve ölebileceğini.
Hapşırdığın sırada gözlerini açık tutmaya çalışırsan, yerlerinden fırlayabileceklerini.
Domuzların vücut yapılarından dolayı hiçbir zaman başlarını yukarı kaldırıp gökyüzüne bakamadıklarını.
Dünya nüfusunun %50 sinin hiç telefonla konuşmadığını.
Farelerin ve atların kusamadıklarını.
1 saat süreyle kulaklıkla birşey dinlemenin kulaktaki bakteri sayısını %700 arttırdığını.
Çakmağın kibritten önce bulunduğunu.
Parmak izleri gibi dil izlerinin de her insan için benzersiz olduğunu.
Bu yazıyı okuyan insanların %75 inden fazlasının, dirseklerini yalamaya çalışacaklarını.
Biliyormuydunuz?
Kendi dirseğini yalamanın imkansız olduğunu
Ördeğin vakvaklamasının yankı yaratmadığını ve bunu kimsenin açıklayamadığını
Dünyadaki fotokopi makinelerinde meydana gelen arızaların %23 ünün, makinenin üstüne oturup kendi popolarının fotokopisini çekmek isteyen insanlar sayesinde meydana geldiğini.
Yaşamın boyunca uyku sırasında yaklaşık 70 böcek ve 10 örümcek yiyeceğini (Mmmmh!!:)
İdrarın zifiri karanlıkta parladığını.
Eğer çok şiddetli hapşırırsan, kaburgalarından birini kırabileceğini.
Hapşırmayı engellemeye calışırsan, başındaki veya boynundaki damarlardan birinin yırtılabileceğini ve ölebileceğini.
Hapşırdığın sırada gözlerini açık tutmaya çalışırsan, yerlerinden fırlayabileceklerini.
Domuzların vücut yapılarından dolayı hiçbir zaman başlarını yukarı kaldırıp gökyüzüne bakamadıklarını.
Dünya nüfusunun %50 sinin hiç telefonla konuşmadığını.
Farelerin ve atların kusamadıklarını.
1 saat süreyle kulaklıkla birşey dinlemenin kulaktaki bakteri sayısını %700 arttırdığını.
Çakmağın kibritten önce bulunduğunu.
Parmak izleri gibi dil izlerinin de her insan için benzersiz olduğunu.
Bu yazıyı okuyan insanların %75 inden fazlasının, dirseklerini yalamaya çalışacaklarını.
Biliyormuydunuz?
Salı, Haziran 19, 2007
İğrenç Haber
Toplumda hoş karşılanmadığı için engellenen "hap yapma", bilim adamları tarafından yararlı bir olay olarak açıklandı. Hatta, burundan çıkarılan sümüklerin israf edilmemesi ve yenmesi gerekiyor! Avusturya'daki Innsbruck Üniversitesi akciğer hastalıkları uzmanı Dr. F. Bischinger, toplumda ayıplanan burun karıştırma sırasında bu organdan çıkarılanların vücuttaki mikroplara karşı koyan etkili bir ilaç olduğunu söyledi.Çocukları engellemeyinÖzellikle çocukların burunlarını karıştırmalarına engel olunmaması gerektiğini söyleyen Bischinger, "Burun karıştırmak otomatik bir reflekstir. Tıbben de çok yararlıdır. Hatta içinden çıkanlar da vücuttaki mikroplara karşı koyan etkili bir ilaçtır, yenmesinde sanıldığı gibi zarar değil yarar vardır" diye konuştu.Mendilden daha etkiliBurnun parmakla karıştırılmasının "mekanik bir temizlik" olduğunu belirten Doktor Bischinger, parmakla yapılan temizliğin mendille yapılandan daha etkili olduğunu söyledi.
İnanın ben de iğrenerek okudum. Acaba sizce bu haber doğru mu?
İnanın ben de iğrenerek okudum. Acaba sizce bu haber doğru mu?
Çarşamba, Haziran 13, 2007
Şifalı Bitkiler 1
Hangi hastalığa hangi yiyecek?
Doğa bir eczane gibidir! Tahıl, sebze ya da meyvelerde bulunan çeşitli maddeler, vitaminler; depresyondan tansiyona birçok hastalığa iyi gelir. Urfa`nın acı pul biberinin cilde yararlı, teni güzelleştiren maddeler içerdiğini, ilaçta aspirin neyse, yiyecekler içinde elmanın da o, olduğunu söyleyen Londra Üniversitesi uzmanlarının hazırladığı doğal savaş programında hangi hastalığa karşı neler yemeniz gerektiği anlatılıyor.
GRIP Satsuma:
(Küçük portakal) İçerdiği folik asit ve C vitamini sayesinde öksürüğü ve kanlı tükürükleri keser. Ayrıca kan pıhtılaşmasına karşı en etkin doğal yiyecek olduğu için ileri yaşlarda felç ya da kalp krizi riskini de azaltır.
Tarçın: (Yemeklere girmiş olabilecek E-coli bakterisinin vucutta yayılmasını engeller. Mideyi düzene sokar. Kusmayı engeller. Hatta bal ya da limon suyuyla birlikte alındığında bogazdaki yanmaları keser.
Hardal: ( İçindeki singrin maddesi, midenin gaz çıkarmasına yardımcı olur. Sindirim sistemini duzenler, mide ağrılarını giderir. En fazla bir çay kaşığı alınmalıdır. Nane: (İçerdiği mentol, midenin normalleşmesine neden olur. Vücüda giren grip mikrobuna karşı savaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini de azaltır. Nane çayı, baş ağrısı, grip, stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire birdir.
DEPRESYON
Avokado: ( Sindirimi çok rahat olan bu meyvayı özellikle yeni doğmuş bebeklerin ilk maması olarak tavsiye ederiz. İçerdiği E vitamini kalbe iyi gelir, yüksek potasyum da dinç tutar ve insanı depresyona sokan uyuşukluluk ve rahatlığı üzerinden atar. Vücudun kolesterol oranını ayarlar. Teninizin sürekli hücre yenilemesine neden olur.(Zayıflamak isteyenler dikkat: Yağ oranı bir çikolata kadar yüksek olan avokadoyu yememenizi öneririz.)
Çikolata: ( Sütlü çikolataları tercih edin. Çünkü içerdiği kakao yağı, magnezyum, E vitamini beynin kendisini yenilemesine ve psikolojik rahatlık sağlamasına yardımcı olur. Migreni olanlar çikolatadan uzak durmalıdır.
İstiridye: ( İçindeki demir, sperm sayısını ve insanın seks gücünü artırır. A, B12 ve C vitaminleri içerir. Beyin için en faydalı yiyecek olan istiridye, enerji verir. (Dikkat: Kolesterol oranı birçok balığın iki katıdır.)
Patates: ( Orta boy bir patates, bir insanın bir gün içinde alması gereken C vitaminini içerir. Beyindeki serotonin adlı kimyasal maddenin kendisini yenilemesini sağlar.
İDRAR YOLLARI
Nane: İdrar söktürücü özelliğe sahiptir. İçerdiği mentol, midenin normal işlevini görmesine neden olur. Vücüda giren grip mikrobuna karşı savaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini de azaltır. Sabahları mide bulantısını keser. Nane çayı, baş ağrısı, stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire birdir. Ancak nane çayını aç karnına değil, tok karnına içiniz.
Elma: İçindeki C vitamini ve pektin oldukça faydalıdır. Kolesterolü düşürür, sindirim sistemini duzenler ve idrar ve hacet yollarındaki sorunları giderir. Kepekli ekmek: B3 vitamini, demir, potasyum ve folik asit içerir. Çok fazlası idrar yollarına zarar verirken, günde 2 dilim yemek iyi gelir.
Devam edecek...
Doğa bir eczane gibidir! Tahıl, sebze ya da meyvelerde bulunan çeşitli maddeler, vitaminler; depresyondan tansiyona birçok hastalığa iyi gelir. Urfa`nın acı pul biberinin cilde yararlı, teni güzelleştiren maddeler içerdiğini, ilaçta aspirin neyse, yiyecekler içinde elmanın da o, olduğunu söyleyen Londra Üniversitesi uzmanlarının hazırladığı doğal savaş programında hangi hastalığa karşı neler yemeniz gerektiği anlatılıyor.
GRIP Satsuma:
(Küçük portakal) İçerdiği folik asit ve C vitamini sayesinde öksürüğü ve kanlı tükürükleri keser. Ayrıca kan pıhtılaşmasına karşı en etkin doğal yiyecek olduğu için ileri yaşlarda felç ya da kalp krizi riskini de azaltır.
Tarçın: (Yemeklere girmiş olabilecek E-coli bakterisinin vucutta yayılmasını engeller. Mideyi düzene sokar. Kusmayı engeller. Hatta bal ya da limon suyuyla birlikte alındığında bogazdaki yanmaları keser.
Hardal: ( İçindeki singrin maddesi, midenin gaz çıkarmasına yardımcı olur. Sindirim sistemini duzenler, mide ağrılarını giderir. En fazla bir çay kaşığı alınmalıdır. Nane: (İçerdiği mentol, midenin normalleşmesine neden olur. Vücüda giren grip mikrobuna karşı savaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini de azaltır. Nane çayı, baş ağrısı, grip, stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire birdir.
DEPRESYON
Avokado: ( Sindirimi çok rahat olan bu meyvayı özellikle yeni doğmuş bebeklerin ilk maması olarak tavsiye ederiz. İçerdiği E vitamini kalbe iyi gelir, yüksek potasyum da dinç tutar ve insanı depresyona sokan uyuşukluluk ve rahatlığı üzerinden atar. Vücudun kolesterol oranını ayarlar. Teninizin sürekli hücre yenilemesine neden olur.(Zayıflamak isteyenler dikkat: Yağ oranı bir çikolata kadar yüksek olan avokadoyu yememenizi öneririz.)
Çikolata: ( Sütlü çikolataları tercih edin. Çünkü içerdiği kakao yağı, magnezyum, E vitamini beynin kendisini yenilemesine ve psikolojik rahatlık sağlamasına yardımcı olur. Migreni olanlar çikolatadan uzak durmalıdır.
İstiridye: ( İçindeki demir, sperm sayısını ve insanın seks gücünü artırır. A, B12 ve C vitaminleri içerir. Beyin için en faydalı yiyecek olan istiridye, enerji verir. (Dikkat: Kolesterol oranı birçok balığın iki katıdır.)
Patates: ( Orta boy bir patates, bir insanın bir gün içinde alması gereken C vitaminini içerir. Beyindeki serotonin adlı kimyasal maddenin kendisini yenilemesini sağlar.
İDRAR YOLLARI
Nane: İdrar söktürücü özelliğe sahiptir. İçerdiği mentol, midenin normal işlevini görmesine neden olur. Vücüda giren grip mikrobuna karşı savaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini de azaltır. Sabahları mide bulantısını keser. Nane çayı, baş ağrısı, stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire birdir. Ancak nane çayını aç karnına değil, tok karnına içiniz.
Elma: İçindeki C vitamini ve pektin oldukça faydalıdır. Kolesterolü düşürür, sindirim sistemini duzenler ve idrar ve hacet yollarındaki sorunları giderir. Kepekli ekmek: B3 vitamini, demir, potasyum ve folik asit içerir. Çok fazlası idrar yollarına zarar verirken, günde 2 dilim yemek iyi gelir.
Devam edecek...
Çarşamba, Haziran 06, 2007
Sen Neymişsin Be Çay???
DEMLİKTE KALAN ÇAYI ATMAYIN
Saçınız mat mı? Saçınızı şampuanladıktan sonra son su olarak bir çaydanlık ılık çayla durulayın. Bakın saçlarınız nasıl ışıl ışılıyor. Ayağınız mı kokuyor? Ilık çay dolu bir leğene ayaklarınızı daldırın ve her akşam yatmadan önce 10 dakika tutun. 10 günde koku diye bir şey kalmayacaktır. Boğaz ağrılarında posaları süzüp soğuyan demi gargara olarak kullanılır. Cildiniz çok mu yağlı? Banyodan çıkmadan son su olarak bir çaydanlık çay ile teninizi ovuşturun, balsam vazifesi görün. Derinizdeki yaraların temizlenmesi; çayı, derinizdeki yaraların temizlenmesi ve antibiyotik etki göstermesi için pamukla tatbik ederek kullanabilirsiniz. Eliniz balık, soğan mı kokuyor? Balık ayıkladınız, ellerinizi sabunla yıkadınız ve hala balık kokuyor. Ya da soğan soydunuz, soğan kokuyor. İşte kurtarıcınız yine çay. Elinizi demli çayla yıkayın. Bakın bakalım hiç koku kalmış mı? Gözünüz çapak mı yapıyor? Kaynamış çayı bir tasa koyup buharı gözünüze gelecek biçimde başınızı üstüne koyun. Ya da ılık çaya batırılmış pamuğu gözlerinize ve etrafına tatbik edin. Yemek yerken dilinizi mi ısırdınız? Yine ilacı demlikteki çaydır. Ağzınızı günde üç defa çalkalayın, diliniz dokuz yerine üç günde iyileşecektir. Buzdolabınız koku mu yapıyor? Demlikte kalmış çay posalarını kurutup bir kap içinde buzdolabının orta rafına yerleştirin, kokudan eser kalmayacaktır.
Saçınız mat mı? Saçınızı şampuanladıktan sonra son su olarak bir çaydanlık ılık çayla durulayın. Bakın saçlarınız nasıl ışıl ışılıyor. Ayağınız mı kokuyor? Ilık çay dolu bir leğene ayaklarınızı daldırın ve her akşam yatmadan önce 10 dakika tutun. 10 günde koku diye bir şey kalmayacaktır. Boğaz ağrılarında posaları süzüp soğuyan demi gargara olarak kullanılır. Cildiniz çok mu yağlı? Banyodan çıkmadan son su olarak bir çaydanlık çay ile teninizi ovuşturun, balsam vazifesi görün. Derinizdeki yaraların temizlenmesi; çayı, derinizdeki yaraların temizlenmesi ve antibiyotik etki göstermesi için pamukla tatbik ederek kullanabilirsiniz. Eliniz balık, soğan mı kokuyor? Balık ayıkladınız, ellerinizi sabunla yıkadınız ve hala balık kokuyor. Ya da soğan soydunuz, soğan kokuyor. İşte kurtarıcınız yine çay. Elinizi demli çayla yıkayın. Bakın bakalım hiç koku kalmış mı? Gözünüz çapak mı yapıyor? Kaynamış çayı bir tasa koyup buharı gözünüze gelecek biçimde başınızı üstüne koyun. Ya da ılık çaya batırılmış pamuğu gözlerinize ve etrafına tatbik edin. Yemek yerken dilinizi mi ısırdınız? Yine ilacı demlikteki çaydır. Ağzınızı günde üç defa çalkalayın, diliniz dokuz yerine üç günde iyileşecektir. Buzdolabınız koku mu yapıyor? Demlikte kalmış çay posalarını kurutup bir kap içinde buzdolabının orta rafına yerleştirin, kokudan eser kalmayacaktır.
Pazar, Mayıs 20, 2007
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






























